KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1831 E., 2025/3936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/154 E., 2025/413 K.
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı şirketin satın aldığı ve daha sonra dava dışı 3. şahıs şirkete kiraladığı taşınmazlar ile yine davacı şirket ile 3. şahıs firma arasındaki akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin teminatını teşkil etmek üzere alınan ipoteğe konu taşınmazların değerlemesinin yapıldığını, davacı tarafça söz konusu değerleme esnasında hem finansal kiralamaya konu malların değerinin fazla tespit edildiğini, hemde ipoteğe konu taşınmazların değerinin fazla tespit edildiğini, bu nedenle davacının zarara uğradığını iddia ederek 5.179.839,00 Euro zararın yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirket tarafından hazırlanan raporların hatalı olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, davalı şirkete başvuru koşullarının oluşmadığını, davalı şirkete başvurulabilmesi için davacı tarafın tüm hukuki yolları tüketmiş olması gerektiğini, davalı şirket tarafından hazırlanan değerleme raporları ile davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafın kendi kusuru ile zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, yine davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararın hesabının hatalı olduğunu, zarar hesabının Euro olarak yapılmasının kabul edilemeyeceğini, anılan nedenlerle davacının haksız davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının asıl borçluya karşı yaptığı takip dosyasından aciz belgesi getirmesi için kesin süre verildiği ve davacının belgeyi getiremediği, bu durumda da davacının asıl borçlu yönünden aczinin gerçekleşmediği ya da icra müdürlüğünün haksız olarak belgeyi vermediği bu durumda da davacı tarafından şikayet yolu ile icra mahkemesinden talepte bulunması gerektiği, ancak bu yolun da tüketilmediği ve davacı tarafından aciz durumunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davanın erken dava olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığını 15 yıldır davalının hazırladığı rapor yüzünden alacağına ulaşamadığını, b.Rehin belgesi getirmesinin şart olmadığını, alacağına ulaşamadığını ve bu durumun mahkeme tarafından da belirlenebileceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1831, K. 2025/3936, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama