KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1831 E., 2025/6772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1762 Esas, 2024/2079 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/134 E., 2022/91 K.
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... numaralı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "...." asıl unsurlu markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin "FİT" ibaresini ilk olarak 2007 yılında tescil ettirdiğini ve yatırımlar yaparak markalarını çoğalttığını, "FİT" ibareli seri markalar oluşturmak amacıyla hareket ettiğini,
müvekkili şirket markalarının yalnızca tek bir “fit” ibaresinde oluşmasının zayıf marka olduğunu göstermeyeceğini, müvekkili şirket markalarının hem Türkiye’de hem de dünyada satışa sunulduğunu ve bu durumun iltibas ihtimalini kuvvetlendirdiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının 5. sınıfın 2. alt sınıfı, 30. sınıfın tamamı, 35. sınıftaki yer alan emtialardan 5/2 ve 30. sınıf ile ilgili emtialar bakımından iptalini ve 2020/56423 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...." ibaresinin davacının "..." unsurlu markalarıyla görsel, sesçil ve kavramsal benzerlik taşıdığı, her iki markanın da aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsadığı, "...." ibaresinin sektörel çağrışımına rağmen davaya konu markada esaslı unsur olarak yer aldığı, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve 2020/56423 sayılı markanın 5., 30. ve 35. sınıflardaki belirli mallar ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı ve 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesindeki koşulların oluşmadığı,
bu nedenle YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-2 hükmü uyarınca yeniden hüküm kurularak YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, diğer davalı vekilinin istinaf başvurusu bulunmadığından marka hükümsüzlüğüne ilişkin davada markanın 5., 30. ve 35. sınıflardaki belirli mallar ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1831, K. 2025/6772, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama