KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1830 E., 2025/6862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1828 Esas, 2024/2117 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/353 E., 2022/188 K.
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 2020/69404 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin ".../..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini,
müvekkilinin "www.....com.tr" alan adlı internet sitesinin bulunduğunu, öte yandan ".../..." ibaresinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve işletme adının esas unsuru olduğunu, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/6 maddesi kapsamında da müvekkilinin hak sahibi bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2021-M-6257 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ".../..." asıl unsurlu markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı, davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluşmadığı,
davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6 maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas tehlikesinin olmadığı, "..." ve "..." ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, dava konusu başvuruda da "..." ibaresinin öne çıkarılmayıp, bir bütün halinde "..." ibaresine yer verildiği,
her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre dava konusu başvurunun davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf markaları benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların da oluşmadığı, davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının yerinde olmadığı,
marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1830, K. 2025/6862, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama