KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1828 E., 2025/6621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1778 Esas, 2024/2172 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/413 E., 2021/266 K.
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin eğitim öğretim hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, diğer davacıların da aynı sektörde hizmet verdiğini ve davacı şirketin kurucu ortakları olduklarını, müvekkillerinin 2010 yılından beri asli unsuru "..." olan " ... " ve "..." markalarını kullandığını, müvekkillerinin markalarını ilgili sektörde tanınır hale getirdiğini, davalının ... Eğitim Yayıncılık Ltd.
Şti. adına 30.06.2004 tarihinde tescil edilen “ ... + ” ibareli markayı 13.01.2016 tarihinde devraldığını, davalı tarafın bu markayı kullanım amacıyla değil tehdit amacıyla devraldığını, müvekkilinin ilk olarak 2012 yılında 2012/62122 sayısı ile markasını tescil başvurusuna konu ettiği halde marka vekilinin hatası nedeniyle tescil ettiremediğini, müvekkilinin anılan ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafın markasını kullanmadığını, davalının devir tarihinden önce de anılan markanın ciddi bir kullanımının bulunmadığını, davalı tarafın kötüniyetle hareket ettiğini,
markasını kullanmadığı halde müvekkili aleyhine suç duyurusunda bulunduğunu, yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalı tarafın bununla da yetinmeyerek Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/398 E. sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davalının kullanmadığı markasıyla sonuç alamayacağını anlayınca 2017/01434 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı markasının itirazları üzerine reddedildiğini,
davalının bunun üzerine 2018/84858 sayılı bir başvuru daha yaptığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2004/19... sayılı markanın 41. sınıf kapsamındaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri” emtiası bakımından hükümsüzlüğüne, iptaline ve sicilden terkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "...." markasının, 2004 yılından bu yana müvekkili ve markayı devraldığı selefleri adına tescilli olduğunu, müvekkilinin markasını 2016 yılında devraldığını, davacı şirketin “.....”, “...” ibarelerini taşıyan tescilsiz ibare ile muhtelif okullar ve diğer türlerde eğitim kurumları işlettiğini, davacıların "..." ibaresi için yaptıkları başvurunun kurum tarafından kabul görmediğini, davacıların bu kez "..." ibareli bir marka için başvuruda bulunduklarını, bu başvuruya karşı yaptıkları itirazların reddine dair verilen karara karşı açılan davada davacıların "..." markasının sicilden terkin edildiğini,
yine "..." ibaresinin tescili için yaptıkları başvurunun da müvekkilinin itirazı ile sicilden terkininin sağlandığını, dolayısıyla davacıların müvekkili adına tescilli markaya karşı yaptıkları üç başvurunun da yargısal süreçler sonucunda reddedildiğini, müvekkili markasının fiilen kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için herhangi bir hak düşürücü bir sürenin bulunmadığı, markanın tescilinin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra açılabileceği, davaya konu 2004/19864 sayılı markanın 14.11.2005 tarihinde tescil edildiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının somut uyuşmazlık açısından 27.11.20 13... .11.2018 tarihleri arasında bu kullanımını ispat etmesi gerektiği, dava dışı...
Eğitim Yayıncılık İnşaat Turizm San. Tic. Ltd.
Şti. adına tescilli olan dava konusu 2004/19864 sayılı markanın kullanımıyla ilgili olarak dava tarihinden geriye doğru beş yıllık ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapıldığı, yapılan incelemeye göre; anılan şirketin 2013, 20 14... yıllarında davalı adına kayıtlı olan 2004/1... tescil sayılı "..." markasını 41. sınıf "eğitim ve öğretim hizmetleri" yönünden yoğun kullandığının anlaşıldığı, davalının kötüniyetle hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının marka başvurularının 2004/19864 tescil sayılı markanın devir tarihinden sonra olduğu,
devir tarihinden sonra karşılıklı açılan davaların kötüniyeti gösteremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş bu davanın kötüniyete dayalı marka hükümsüzlüğü ve kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkin olduğu, Mahkemece davacı tarafın bu taleplerinin incelenmesinin yanında mutlak ret nedenleri yönünden de re'sen inceleme yapma görevinin bulunmadığı, dava konusu markanın kullanılmaması nedeniyle iptali talebi yönünden, markanın davalıya devrinden önce 2013-2015 yıllarında dava dışı ...Yayıncılık İnşaat Turizm San.
Tic. Ltd.
Şti. tarafından eğitim ve öğretim hizmetlerinde ciddi biçimde kullanıldığının ispatlandığı, marka başvurusunun kötüniyetle yapılmasının SMK'nın 25/1 hükmü uyarınca hükümsüzlük sebebi olarak düzenlendiği, ancak SMK'da markanın kötüniyetle devralınması şeklinde bir hükümsüzlük nedeninin öngörülmediği, davacı tarafça kötüniyet iddiasına ilişkin somut bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ile kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1828, K. 2025/6621, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama