KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1931 E., 2025/6671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1977 Esas, 2025/8 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/273 E., 2022/200 K.
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...." ve "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişilerin 2020/77083 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin "...." ve "..." ibareli markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, "....", "....", "..." ve “....” markalarının tanınmış marka olduğunu, bu nedenle de başvurunun reddi gerektiğini, dava konusu başvurunun,
müvekkilinin "www.....com.tr" alan adıyla da benzerlik gösterdiğini, yine "..." ve "...." ibarelerinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve işletme adının esas unsurunu oluşturduğunu, müvekkilinin bu bağlamda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/6 hükmü uyarınca üstün hakkının bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-6479 sayılı kararının iptali ile başvurunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasına emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, ancak tarafların marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında benzerlik bulunmadığı, davacının markalarında yer alan "..." ibarelerinin tek başlarına ayırt edicilikleri düşük zayıf ibareler oldukları, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12.10.2020 tarih, 2020/92 E., 2020/3984 K. sayılı kararında belirtildiği üzere;
zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceğinin göz önüne alınması gerektiği, somut olayda dava konusu markanın bir bütün halinde "..." şeklinde somut ayırt edici niteliğinin bulunduğu, bir bütün halinde bu ibarenin davacıya ait markalardan iltibas tehlikesini bertaraf edecek derecede farklılaştığı, zira ortalama tüketici kesiminin markaların ayırt edici unsurlarını bölüp, parçalamadan bir bütün halinde algılayacağı, bir bütün halinde "..." kelimesinin, davacıya ait markalarla görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ihtiva etmediği,
tüketici kesiminin, bu markayı davacı markalarından farklı bir marka olarak algılayacağı, marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı kurmayacağı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, tarafların markaları benzer olmadığından SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının da oluşmadığı, davacının "..." ibareli internet sitesinde uyuşmazlık konusu hizmetlerin yer almadığından SMK'nın 6/6 hükmü şartlarının da gerçekleşmediği, dava konusu başvurunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "makron" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu marka işaretleri arasında, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "...." ve "..." ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu,
her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, bu hususun Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 hükmündeki koşulların da oluşmadığı,
davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6 hükmü dayalı iddiasının da yerinde olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı gerçek kişilerin 2020/77083 sayılı ve "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının .... ve .... ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-6479 sayılı kararının iptali ve başvurunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1931, K. 2025/6671, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama