KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1935 E., 2025/6846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/109 Esas, 2025/235 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/72 E., 2022/227 K.
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
1992 yılından bu yana süpermarket ve hipermarketlerde perakende ticaret faaliyeti ile iştigal eden davacının önceden tescilsiz olarak kullandığı "..." markasını 01.07.1999 tarihinde 35. sınıfta tescil ettirdiğini, dava konusu 2020/30791 sayılı ve "... ..." ibareli markasının 30. sınıfta tescilini talep ettiğini, müvekkiline ait markaların esaslı ve güçlü unsuru olan “...” ibaresinin "... ..." şeklinde markanın başında yer alması, işitsel olarak hafızada belirleyici olan kelime olması,
duygu, durum ifade etmesi ve markadaki "..." kelimesinin de "..." ibaresini kavramsal olarak daha güçlü kılması nedeniyle davalının markasında "..." ibaresinin ön planda olup tüketicinin "..." ibaresine odaklanmasının sağlanmaya çalışıldığını, üstelik bu ibarenin müvekkiline ait markalardaki gibi aynı karakter ve harflerle yazılı olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesi gereğince de işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu anlaşılan markalar arasındaki benzerlik sebebiyle karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin nisbi bir red sebebi niteliğinde olduğunu,
... ibaresinin müvekkilin faaliyet gösterdiği alanlarda ve tüm markalarında kullanıldığını, bu ibarenin özellikle mağazacılık hizmetleri açısından ayırt edici niteliğe sahip bulunduğunu, davalının markayı kullanmasının tüketiciyi ürün/hizmetin aynı iktisadi- idari kaynaktan geldiği yönünde yanılgıya düşüreceği gibi toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden ve iktisadi kaynaklarından davalının haksız bir yarar elde etmesine neden olacağını, davalı Kurum'un kısa süre önce müvekkilinin tescilli markaları ile benzer olduğu gerekçesiyle “... biscotti” ,... ice cream waffle”,... ev yemekleri”, “hh hey ...” ,... kağıt”,
“blt.Since 1989 ... chocolate” ,“... “, “... so”, ” ,”... ”,”be ... ik” ,”... kiwi” “markalarına yapılan itirazları haklı görmüşken somut olayda vermiş olduğu kararın çelişki oluşturduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 14.01.2022 tarih ve 2022-M-103 sayılı kararının iptaline ve diğer davalı markasının sicile tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2010/46486 sayılı "... ", 2011/57602 sayılı "... ", 2011/93850 sayılı "...", 2018/99521 sayılı "Şekil+... ", 2012/99242 sayılı "Şekil+... ", 2014/75161 sayılı "... ...", 2019/113713 sayılı "Şekil+... " markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle, dava konusu 2020/30791 sayılı "... ..." markası kapsamında yer alan emtiaların aynı veya benzer oldukları, "..." ibaresinin "..." anlamına gelen ve ticaret hayatında yaygın kullanım alanı bulunan, bu nedenle ayırt ediciliği düşük zayıf karakterli bir sözcük olduğu,
ancak davacının "..." kelimesi çevresinde farklı kelimelerle birlikte seri marka ailesi oluşturduğu, davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı 30. sınıf veya 35. sınıf kapsamında yer alan mal ya da hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları bir arada görüp karşılaştırma imkânından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, ayırt edici unsurlarının gözü ve kulağında kalan imajı ile hareket eden ortalama tüketicinin, daha sonra davaya konu "... ..." markasını davaya konu emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu emtiaların sıklıkla tüketilen, gündelik ihtiyaçları gideren,
toplumun her kesimine hitap eden temel ihtiyaçları gideren, görece ucuz olma özellikleri nedeniyle bu ürünleri satın almak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, davaya konu markayı, davacıya ait markaların serisi niteliğinde bir marka zannedebileceği, davacının oluşturduğu seri markaların genel görünümü dikkate alındığında, dava konusu markada yer alan "..." kelimesinin markaları birbirinden uzaklaştırmaya yeter derecede ayırt ediciliğinin bulunduğunun söylenemeyeceği,
bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile.
2022-M-103 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/30791 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1935, K. 2025/6846, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama