KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1933 E., 2025/6607 K.·Asıl Ve Birleşen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2456 Esas, 2025/36 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/288 E., 2018/444 K.
- Birleşen dava
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/55 E. sayılı dosyası
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin ...", ".... ....., "...." ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin, bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2015/874...kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu, başvurunun tümüyle reddi gerektiğini, davalının başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin başvuruyu,
müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını ileri sürerek 2016-M-9153 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili, müvekkilinin kardeşi ... ile birlikte deri işi yaptığını, kendisinin ve kardeşinin baş harfleri ile ... markasını oluşturduklarını, dava konusu başvurunun davacı markaları ile benzer olmadığını, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun, 18, 25. sınıftaki ürünler ile 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri.” açısından davacı markaları ile karıştırılabileceği, 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri" açısından ise böyle ihtimalin bulunmadığı,
dosyada mevcut deliller ile davacı markalarının tanınmışlığı hususunun ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/4 hükmü koşullarının mevcudiyetinin ispatlanmadığı, 18, 25. sınıftaki ürünler ile 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri.” açısından dava konusu kararın iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile YİDK'in 2016-M-9153 sayılı kararının başvuru kapsamında yer alan 18,
25. sınıftaki tüm ürünler ile 35. sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" emtiası yönünden iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1933, K. 2025/6607, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama