KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1946 E., 2025/7252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/778 Esas, 2025/11 Karar
- Hüküm
- Asıl ve birleşen davanın reddi
Karar Metni
1.028 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 85'ten fazla filmle ilgili mali hakları hak sahiplerinden devraldığını, söz konusu filmlerin davalının sahibi olduğu TV kanalında izinsiz olarak yayınlandığını, bundan dolayı müvekkilinin mali haklarına tecavüzün söz konusu olduğunu ileri sürerek film orijinallerinin iadesini yoksa telif hakkı ödenmeyen TV filmlerinin bölüm başına 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 68. maddesine göre 3 kat hesabı ile şimdilik 100.000,00 TL telif bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; yönetmen Metin Küpeli'ye ait olup da müvekkillerine fikri mülkiyet hakları sözleşmelerle temlik edilmiş on dört film olmak üzere toplamda on altı adet TV film ve bu filmler dışında 1994 öncesi yıllara ait başkaca filmler dahil seksen beş adetin üzerinde film olduğunu, uzun süredir davalıya ait değişik TV kanallarında ve yine davalı tarafından kopyaları satılıp başka kanallarda yayınlatılan bu TV filmlerinin izinsiz yayınlanmasından dolayı müvekkilinin fikri mülkiyet haklarının zarar gördüğünü ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın dava açılmasının usulsüz olduğunu, davacının film isimlerini bile belirtmeksizin açtığı davada Anayasa'dan kaynaklanan savunma haklarının kısıtlandığını, dava dilekçesi ve eklerinde tam olarak hangi filmler için hak sahipliği iddia edildiğinin net olmadığını, hak sahibi olmayan davacının açmış olduğu davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, film master kayıtlarının müvekkili şirketin uhdesinde bulunmadığını savunarak davanı reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının hak sahipliğini ispatlayamadığını, herhangi bir delil ibraz edemediğini, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu ettiği dizilerin üzerinde eser sahipliği sıfatını ispatlayamadığı, zira davacının haklarını devraldığını beyan ve iddia ettiği bu dizilerin üzerinde devreden tarafın hak sahipliğini ispat eder mahiyette eser işleme belgesi sunulmadığı, yine söz konusu dizilerin hareketli görüntüleri bulunmadığından eser vasfında olup olmadığının incelemeye tabi tutulamadığı gerekçesiyle ispatlanmayan asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince ön inceleme duruşmasında dava konusu uyuşmazlığın; davaya konu edilen ve davacı vekilinin 26.12.2019 tarihli dilekçesi ekinde listelenen filmlerin eser vasfına haiz olup olmadığı, eser sahipliği ve bu eserlerin mali haklarının kimde olduğu, davalının bu eserleri haksız ve hukuka aykırı yayınlamak suretiyle davacının haklarına tecavüz edip etmediği, tecavüz vuku bulduysa sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağı, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı hususlarında olduğunun tespit edildiği,
davacı vekilinin de bu tespite itiraz etmeyerek tutanağı imzaladığı, davacı vekilinin asıl ve birleşen dava dilekçelerinde davaya konu ettikleri eserlerin isimlerini bildirmediği, yalnızca 85’ten fazla filmle ilgili hakları hak sahiplerinden devraldıklarını beyan ettiği, daha sonra 26.12.2019 tarihli somutlaştırma dilekçesinde, ekte sunduğu lisans sözleşmesine konu edilen ve sözleşme ekinde listesi buluna 89 adet filmle ilgili dava açtıklarını beyan ettiği, dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunduğu ihtarnamelerde adları geçen filmlerin bu 89 adet film listesinde ve ek protokol ile değiştirilen film listesinde adlarının yer almadığı,
davacı vekilinin dava dilekçelerindeki bu beyanlarına rağmen, 01.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bu kez ... (13 Bölüm), ... (13 Bölüm), ... (66 Bölüm), ... (54 Bölüm), ... (13 Bölüm), ... (1 Bölüm), ... (1 Bölüm), ... (13 Bölüm), ... (13 Bölüm),... (1 Bölüm), ... ... mı (1 Bölüm), ... (4 Bölüm), ... (13 Bölüm), ... (1 Bölüm), ... (6 Bölüm), ...
(8 Bölüm) olmak üzere toplam 16 adet dizi filmle ilgili 223 bölümün izinsiz yayınlandığını belirterek buna ilişkin deliller sunduğu, 12.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ile kendilerinin 85 film değil 7 dizi filmin mali hak sahipliğinden mevzu bahisle davalarını ikame ettiklerini, ancak vekil olarak başta sehven 7 dizi film üzerinden dava açtığını, gerçek dizi film sayısının 16 olduğunu, bölüm adetleri ile birlikte 223 bölüm olduğunu, yani dava konusu telif haklarına haiz filmlerin 85 film değil 16 adet dizi film olduğunu, bunun ıslahına gerek olmadığını, maddi bir hata olduğunu beyan ettiği,
davasını ıslah etmek için süre talep etmesine rağmen ıslah talebinde de bulunmadığı, davalı vekilinin, davacı tarafça bu aşamada delillerin sunulmasına muvafakat etmediklerini beyan ettiği, asıl ve birleşen davaların konusunu oluşturan filmlerin değiştirilmesine de açıkça muvafakat etmediği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 26/1. maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi uyarınca 26.12.2019 tarihli dilekçe ekindeki 89 adet filmle ilgili dava açıldığından,
yalnızca bu filmlerle ilgili değerlendirme yapılması gerekirken, dava konusu olmayan dizi filmlerle ilgili değerlendirme yapılarak karar verilmesinin doğru görülmediği, dava konusu 89 adet filmle ilgili de davacı tarafın hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesince sonuç olarak asıl ve birleşen davanın reddi kararının yerinde olduğu ancak kararın gerekçesi değiştirildiğinden yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, dava konusu filmlerin master kayıtlarının davacıya iadesi, FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, telif tazminatının tahsili, birleşen dava ise bu tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1946, K. 2025/7252, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama