KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2063 E., 2025/6660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2159 Esas, 2025/255 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/65 E., 2022/311 K.
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/67349 sayılı “ ...” ibareli marka başvurusuna, davalının 2010/39300 sayılı “...” ibareli markasına dayanarak itiraz ettiğini, itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile kabul edildiğini, davalının ret kararına mesnet alınan “...” ibareli markasının tescilli olduğu 16, 35... . sınıflara giren mal ve hizmetler açısından markasal ayırt ediciliğinin bulunmadığını, “...” kelimesinin Osmanlıca’da “kitaplar” anlamına geldiğini, “...”nin de “kitapların bir arada tutulduğu yer” anlamını haiz olduğunu,
davalının markasında “...” ibaresinden başkaca ayırt edici unsur da kullanılmadığını, davalının redde mesnet markasının zayıf bir marka olduğunu ve koruma kapsamının dar yorumlanması gerektiğini, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının aynı kişiye ait seri marka algısı yaratacağını, taraf markalarını gören tüketicilerin aklında kalacak ibarenin “...” kelimesi olacağını, davacının markasındaki “...” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığını, bu kelime Türkçe olmadığı için markayı gören tüketicilerin odak noktası olma ihtimalinin düşük olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibarıyla benzer olduğu, davacının markasının kapsamındaki tüm emtialar açısından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, markalar arasında karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “...-i ...” ibareli marka başvurusu ile davalının “...” ibareli markası arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, taraf markalarında bulunan esas unsurun, somut ve soyut ayırt ediciliği bulunan "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen yer aldığı,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, markaları karıştırabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2063, K. 2025/6660, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama