KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2065 E., 2025/7108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2198 Esas, 2025/229 Karar
- Hüküm
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/288 E., 2022/232 K.
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/14819 sayılı "... ...+şekil" ibareli marka başvurusunun, davalı yanın “... ...” markasına dayalı itirazı nedeniyle reddedildiğini, müvekkili markası ile davalı markası arasında bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin üretici olduğunu, davalının ise 3. kişilere ait ürünlerin perakende satışını yaptığını, davalı markasının “e mama ...” şeklinde algılanacağını, “...” ibaresinin İngilizce evcil hayvan anlamına geldiğini, sektörel olarak yaygın kullanıldığını, bu nedenle tüketici nezdinde ayırt edici bir vasfı haiz olmadığını,
“mama” kelimesinin hayvanların tükettiği gıdalara yönelik kullanıldığını, “e” ibaresinin ise “elektronik” kelimesinin kısaltması olduğunu, davalının elektronik ortamda evcil hayvanlar için gıda satışı yaptığını, karşılaştırılan markalar arasında görsel, anlamsal ve işitsel benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu ileri sürerek 2021-M-3192 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının 05. ve 31. sınıf emtialar bakımından iptalini ve başvurunun tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların benzer olduğunu, davacıya benzer emtialarda söz konusu ibarenin verilmesinin iltibasa neden olacağını, iltibas ve haksız yararlanmanın kaçınılmaz olduğunu, davacı markasının, redde mesnet markanın serisi ve devamı olarak algılanacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şahıs vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasının kullanım ile ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin ..., ..., ..... gibi sitelerde satış yaptığını, tüketicilerin “...” ismiyle yaptırdıkları aramalarda müvekkili markalarının çıktığını, tüketicinin bu nedenle yanılgı yaşadığını, bunun üzerine ...
Noterliği’nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi aracılığıyla davacı yana ihtarname gönderildiğini, ayrıca Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2021/27139 sayılı dosyası üzerinden şikayette bulunulduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, davacı yanın tercih ettiği ismin başlı başına müvekkili markalarının tanınırlığından yararlanma amacı taşıdığını, markaların birbirlerinin serisi gibi algılanacaklarını, müvekkilinin 2016 yılından beri markasını kullandığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 5. ve 31. sınıf emtialar ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 35. sınıfın 5. alt grubunda yer alan 5. ve 31. sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetlerinin benzer olduğu,
her ne kadar taraf markaları “...” sesini ortak olarak taşımakta iseler de davalı yanın markasının bütünsel algısı itibariyle tüketici nezdinde bıraktığı izlenim ile dava konusu markanın bütünsel algısı itibariyle tüketici nezdinde bıraktığı izleniminin esasen birbirinden somut olarak farklılaştığı, tarafların fiili kullanım biçimlerinden kaynaklı davalı yanca ileri sürülen iddiaların, sicile konu marka görselleri üzerinden yapılması gereken değerlendirme açısından doğrudan etkileyici bir faktör olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığı,
karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2021-M-3192 sayılı YİDK kararının davalı şahsın itirazının kabulüne ilişkin kısmının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/14819 sayılı "... ...+şekil" ibareli başvuru ile davalının itirazına mesnet "... " ibareli 2016/34940 sayılı markası arasında, başvuru kapsamında yer alan 5. ve 31. sınıf mallar yönünden ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
itiraza mesnet markada başlangıç kısmını oluşturan ..." ibaresinin ön plana çıkmadığı, markanın bir bütün olarak "..." biçiminde algılandığı, karşılaştırılan markaların bütününe hakim olan tertip tarzının da ayırt edicilik sağladığı, açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerektiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince hakimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, marka başvurusunun 5. ve 31. sınıf mallarla 35. sınıf hizmetler için yapıldığı,
dava dışı üçüncü kişinin itirazıyla başvuru kapsamından 35. sınıfın 5. alt sınıfı çıkarılmış olup bu sınıfın eldeki uyuşmazlığın konusu olmadığı, davalının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1, 6/3 ve 6/9 maddelerine dayalı itirazının MDB tarafından reddedildiği, davalının yeniden itirazı üzerine verilen dava konusu YİDK kararı ile SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca 35. sınıfın son alt grubunda yer alan hizmetler bakımından başvurunun halihazırda reddedilmiş olmasından ötürü bu
hizmetler dışında kalan 05, 31. sınıf mallar ve 35. sınıftaki sair hizmetler açısından davacının marka başvurusunun reddolunduğu, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde YİDK kararının iptali ile birlikte müvekkiline ait "..." ibareli markanın 05... . sınıflar bakımından tescilinin talep edilmesi üzerine Mahkemece davacı vekiline talep sonucunun açıklanması imkanı tanındığı, davacı vekilinin beyan dilekçesi ile dava konusu yapılan mal ve hizmetlerin 5. ve 31. sınıflarda bulunduğunu, YİDK kararının 5. ve 31. sınıflar bakımından iptalini talep ettiklerini bildirdiği, taraflarca ön inceleme tutanağının da bu doğrultuda imzalandığı,
başvuru kapsamında yer alan 35. sınıfın 5. alt grubu dışındaki hizmetler yönünden YİDK kararının iptalinin talep edilmediği, İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınarak yalnızca 5. ve 31. sınıf mallar yönünden dava konusu YİDK kararının kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talep aşılarak dava konusu YİDK kararı ile başvuru kapsamından çıkarılan 35. sınıfın 5. alt grubu dışındaki hizmetler yönünden de YİDK kararının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine,
davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 2021-M-3192 sayılı YİDK kararının davalı şahsın itirazının kabulüne ilişkin kısmının 5 ve 31. sınıf mallar yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2065, K. 2025/7108, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama