KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2083 E., 2025/7013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2190 Esas, 2025/222 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/171 E., 2022/44 K.
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2020/13460 sayılı "... " ibareli marka başvurusuna karşı, davacının “...” markalarını mesnet göstererek gerçekleştirdiği benzerlik, tanınmışlık ve kötüniyet gerekçeli itirazının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, "..." markasının tanınmış marka niteliği taşıdığını, markalar arasında öncelik sonralık ilişkisi çerçevesinde işaret ve kapsam benzerliğinin söz konusu olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK’in 2021-M-2884 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında benzerlik olmadığını, tanınmışlık şartlarının gerçekleşmediğini, kötüniyet iddialarının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının esas unsurunun "..." ibaresi üzerinde toplandığı, dava konusu marka başvurusunun esas unsunun ise "..." ibaresi olduğu, dava konusu marka başvurusunda yer alan "..." ibaresinin markasal ayırt edicilik incelemesinde arka planda kaldığı, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,
davacının "..." markasının denim üretiminde sektörel tanınmışlığı bulunduğu ancak dava konusu marka işaretleri aynı/benzer olarak değerlendirilmediğinden SMK'nın 6/5 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvurunun vurguyu üzerinde toplayan asli unsurunun "..." ibaresi olduğu,
davacı markalarının asli unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, karşılaştırılan markaların asli unsurları arasında benzerlik bulunmadığı gibi dava konusu başvuruda üst kısımda asli unsura nazaran çok daha küçük puntoyla yazılan "..." ibaresinde de "..." sözcüğünün ön plana çıkarılmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvuruda, davacının mesnet markaları karşısında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, davacı adına tescilli markaların "denim üretimi" alanında sektörel tanınmışlığının bulunduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş ise de, başvuru yönünden SMK'nın 6/5 hükmündeki şartların oluştuğunun ispat olunamadığı,
bunun yanında marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmasının başvurunun tesciline engel oluşturmayacağı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2083, K. 2025/7013, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama