KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2101 E., 2025/6805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1325 Esas, 2025/301 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/92 E., 2022/147 K.
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017 yılı başında "Motorlu araçlarda yakıt tasarrufu ve performans artıran vakum gücüyle çalışan hava besleme aracı" isimli buluşu bağımsız olarak tamamladığını, 10.02.2017 tarihinde müvekkili ile davalı şirketin arasında yazılı bir sözleşme yapıldığını, davalı şirketin yetkili temsilcisi olarak ise davalı ...'ın sözleşmeyi imzaladığını, bu sözleşmede buluş sahibinin davacı olduğunun açıkça belirtildiğini, ancak sözleşmeye rağmen Türk Patent ve Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) internet sitesindeki kayıtlarına göre buluşçu olarak müvekkiliyle birlikte davalı ...'ın da gösterildiğini,
buluştan elde edilen gelirden müvekkilinin hak ettiği payın ödenmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, davalı tarafın bu durumu mahkemenin kesinleşen 2019/154 E., 2019/466 K. sayılı dosyasında da ikrar ettiğini, ayrıca davalı ...'ın sözleşmenin akdedildiği tarih itibariyle şirketi temsile yetkili olmadığını, bu işlemin baştan beri yok hükmü taşıdığını, patent isteme hakkının hiç edinilmemiş olması ve sözleşmenin feshedilmesine rağmen faydalı model belgesi başvurusunun müvekkiline devredilmemesinin patent isteme hakkının gasbı niteliğinde olduğunu,
19.01.2018 tarihli tarafların imzaladığı ön mutabakat formunda ise buluşun üretim hakkının davalıya bırakıldığını, ancak davalının bu yükümlülüklerini de ihlal etmesi nedeniyle bu mutabakatın da feshedildiğini ileri sürerek 2017/03882 sayılı faydalı model başvurusunda bulunma hakkının müvekkiline ait olduğunun tespiti ile faydalı model belgesinden davalı ...’nun adının silinmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 10.02.2017 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre davalı ... ve davacının buluşçu olarak 2017/3882 sayılı başvuru ile patent/faydalı model başvurusu yaptıklarını, davalı ...'ın vekaletnameye dayalı olarak bu sözleşmeyi yetkili kişi olarak imzaladığını, 19.01.2018 tarihinde bir ön mutabakat formu adı altında başka bir sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmede "Bundan önceki taraflar arasında yapılmış tüm yazılı ve sözlü sözleşmeler feshedildiğinden geçerliliğini yitirmiştir" şeklinde bir kayıt konulduğunu, bu ifadede patent/faydalı model başvurusundan vazgeçildiğinde dair bir hüküm olmadığını,
davacının sözleşme imzalanmadan satılan her ürün için kararlaştırılan bedeli aldığını, buna rağmen TÜRKPATENT nezdinde başka bir başvuru ile dava konusu faydalı model ile aynı özellikleri taşıyan ve aynı teknik bilgi ile üretilen aynı buluşu piyasaya sürdüğünü, müvekkilinin patentten doğan haklarının ihlal edildiğini, müvekkili mağdur edildiği halde müvekkilleri aleyhine asılsız suçlamalarda bulunulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşme, taraf beyanları ve davalı tarafın kabulüne göre dava konusu buluşun sahibinin davacı olduğu, buluş sahibi olarak belirtilen davalı ...'nun buluşa katkısı olduğunun iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla dava konusu faydalı model belgesi başvurusunda buluş sahibi olarak sadece davacının isminin belirtilmesi gerekirken davalı ...'nun da buluş sahibi olarak gösterilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, davalı şirket tarafından başlangıçta sözleşmeye dayalı olarak faydalı model başvurusu yapılmış ise de, sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiği,
bu haliyle başvurunun yasal dayanağının kalmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 109/1 hükmü kapsamında patent/faydalı model istemi hakkının davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirket adına TÜRKPATENT'e başvurusu yapılan ve diğer davalının buluşçu olarak gösterildiği 2017/... sayılı patent - faydalı model başvurusunda bulunma hakkının davacıya ait olduğunun tespitine, bu patent - faydalı model başvurusunda buluş sahibi olarak gösterilen ...'nun adının patent tescilinden silinmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2017/03882 sayılı faydalı model başvurusunda bulunma hakkının davacıya ait olduğunun tespiti ile faydalı model belgesinden davalı ...’nun adının silinmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk derece mahkemesince, dava konusu buluşun sahibinin davacı olduğu, buluş sahibi olarak belirtilen davalı ...'nun buluşa katkısı olduğunun iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, taraflar arasında düzenlenen 10.02.2017 tarihli sözleşmenin 4.1 sayılı bendinin 4. paragrafında buluş sahibinin birden fazla olması halinde buluş sahibi temsilcisinin tüm kişiler arasında ittifak sağlamaktan sorumlu olduğuna ilişkin hükümlerin bulunduğu, bu sözleşme feshedilerek düzenlenen 19.01.2018 tarihli ön mutabakat formunun 2. paragrafında ise, buluşunu yapıp geliştirdikleri ürünün patent süresi içerisinde satışının ve üretiminin tamamen davalı ...'a devredilmesi konusunda mutabakata varıldığının belirtildiği, bu tarihten sonra 20.01.2018 tarihinde düzenlenen distribütörlük sözleşmesinin ise davacı ve davalı ...'ın buluşçular sıfatıyla imzaladığı anlaşılmış olup, bu hususlar ve sözleşme hükümleri Mahkemece değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur.
Ayrıca, Mahkeme kararının gerekçesinde, davalının kabulüne göre ibaresi yazılmışsa da, Mahkemenin 2019/154 E. 2019/466 K. sayılı kesinleşen ilamındaki davalının cevap dilekçesinde ve bu davadaki davalının beyanlarında, davacının davalı ... ile birlikte bu buluşu geliştirdiklerini belirttiği, davalının, davacıyı buluş sahibi kabul ederek, iki kişi buluş sahibi olanlardan birinin davacı olması gerektiğini kabul ettiği, bunun kabul olarak değerlendirilemeyeceği hususları dikkate alınarak dosyanın incelenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, bu hususlar bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2101, K. 2025/6805, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama