KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2252 E., 2025/7293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1333 Esas, 2025/396 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin turizm alanında faaliyet gösterdiğini, ... otel işletmesinin sahibi olduğunu, davacının 28.04.2014 tarihinde ...markasını 2014/... tescil numarasını tescil ettirdiğini, davacının markasını iş yerlerinde, reklam panolarında, tanıtım ilanlarında uzun süredir kullandığını, tescilli markası ile turizm sektöründe ticari faaliyetine halen devam ettiğini, davalı şirketin, "..." ünvanı ile davacı ile aynı bölgede faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin "..." ibaresini evrak, reklam ve tanıtım vasıtalarında kullandığını, bu durumun karışıklığa neden olduğunu,
davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, ihtara rağmen davalının mevcut kullanımı sonlandırmadığını ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesi ve men'ine, şimdilik 10.000,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tescilli markasının "... ... ..." değil "......" ibaresi olduğunu, tek başına "..." ifadesinin davacı tarafından tescil ettirilmediği, ... ifadesinin müvekkilinin işlettiği otelin bulunduğu koyun adı olduğunu, herkesçe bilinen, tanınan bir yerin adının tek başına davacı tarafından kullanılamayacağını, davacının kötüniyetli olduğunu, davalının logosuyla davacının markası arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının ikisinin de kelime ve şekilden oluşan karma markalar olduğu, markalarda yer alan ağaç, gemi, güneş şeklindeki logolar ile yazı karakterlerinin birbirine benzemediği, davacının markasında bulunan ve asli unsur/asli unsurlardan biri olan ... kelimesi ile ... ve spa ibareleri davalı kullanımında bulunmadığı gibi davalının kullanımında bulunan ve asli unsur/asli unsurlardan biri olan ... kelimesinin de davacının markasında yer almadığı,
taraf markalarında ortak olan tanımlayıcı hotels/hotel ibarelerinin benzerliğinin markaların benzerliğine herhangi bir etkisi olmadığı, taraf marka ve kullanımında ortak olan ... ibaresinin ise ...'de bulunan bir köyün adından geldiği, köyün adının günümüzde "..." ismini aldığı,
coğrafi kaynak bildiren işaret ve adlandırmaları ihtiva eden markaların tek başına tescili mümkün olmayıp, bu tür markaların yanlarına bir ek veya ürün ismi alarak farklı kişilerce tescil edilebileceği, taraf markalarında salt ... ibaresinin yer almasının markaları benzer kılmayacağı,
taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde ise markalarda yer alan logo farklılığı ile davacının markasındaki ... kelimesi ile ... ve spa ibareleri ile davalının markasındaki ... kelimelerinin varlığı nedeniyle geçici konaklama hizmetlerinin ortalama tüketicileri nezdinde taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, istemine ilişkindir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2252, K. 2025/7293, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama