KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2278 E., 2025/5446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2451 Esas, 2025/62 Karar
- Hüküm
- Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/112 E., 2020/270 K.
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin %99,79’u İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, %0,21’i İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirketlere ait olan özel hukuk tüzel kişiliği haiz bir şirket olduğunu, müvekkilinin "...
TR" ibareli ve 2016/61997 sayılı başvurusunun, davalı Şahsın "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu, iltibas gerekçesiyle nihai olarak dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı gibi dava konusu başvurunun müvekkilinin önceki markalarının serisi mahiyetinde olduğunu, müvekkilinin yaklaşık 30 yıldır "..." ibareli marka ve logolarını kullanarak hizmet verdiğini, bu sürede taraf markalarının karıştırılmadığını, markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin ve ihtiyaçlarının da farklı olduğunu ileri sürerek,
YİDK'in 2018-M-11732 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şahıs vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibaresini ihtiva eden 100’e yakın markanın sahibi olduğunu, taraf markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduğunu, başvuruda yer alan "TR" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, tarafların markalarında yer alan "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 39. sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı ve ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğu, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, dava konusu "... TR" ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2278, K. 2025/5446, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama