KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2353 E., 2025/7233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/605 Esas, 2025/453 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Portekiz'de kurulan farklı faaliyet sektörleri için halat ve ağı üretiminde uzmanlaşmış çok uluslu bir şirket olduğunu, ... adı altında "...", "..." ve "..." gibi marka tescilleri ile dünya çapında tanınırlık elde ettiğini, "..." markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduğunu, davalı tarafça kullanılan "..." isimli markanın müvekkilinin markası ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilmeyecek seviyede benzerlik taşıdığını, müvekkilinin markası ile davalının kullandığı marka birebir aynı olduğundan iltisaba yol açacağını,
müvekkilinin ayırt ediciliğine ve sektörde tanınırlığına zarar vereceğini, bu nedenle davalı tarafça kullanılan "..." markasının hükümsüzlüğüne ve tescilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından kullanılan "...." markasının 19.12.2017 tarihinde tescil edildiğini, markanın yalnızca ismi değil logosunun da mevcut olduğunu, müvekkilinin kullanmış olduğu marka ile davacının markasının görünümleri ve fiili kullanımlarıyla birbirlerinden farklılık taşıdıklarını, müvekkiline ait markanın tescilinin davacıdan çok daha önce yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların birbirinin faaliyetlerinden haberdar olduğu, davalının işbu dava konusu markayı tescil ettirmeden önce davacı ile ticari alım satım ilişkisinin bulunduğu, davalının sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü varken daha önce ticari ilişkide bulunduğu davacı şirket tarafından kullanılan, kullanıldığı mallar bakımından ayırt edici olan ve bu nedenle de herkesin aklına gelebilecek türden veya yaygın kullanıma sahip bir sözcük olmayan "..." ibaresini markasının bağımsız unsuru olarak kullanmak suretiyle kendisi adına tescil ettirmesinde kötüniyetli davrandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına ... numara ile tescilli “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraf markalarının iltibasa neden olacak nitelikte benzer olduğu iddiasına dayanan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2353, K. 2025/7233, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama