KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2640 E., 2025/7385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/833 Esas, 2025/391 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
1.019 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 23.07.2018 tarihinde bir okulun öğrenci servis taşımacılığı hizmetini yürütmek adına okul servis taşıması alt işveren sözleşmesi akdettiklerini, sözleşme uyarınca müvekkilinin (tedarikçi) bir eğitim yılı için bu işi yüklendiğini, tarafların ayrıca 07.08.2018 tarihinde imzaladıkları bir protokol ile taşıma işi sonrası elde edilecek gelirin nasıl bölüşüleceğini düzenlediklerini, bu protokolde gelirin %20'sinin davalıya, kalanın ise tedarikçiye ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca tedarikçiye ödenecek bedellerden hangi kalemlerde indirim yapılacağının düzenlendiğini,
kesilen fatura toplamı ile ödenen tutar arasındaki farktan dolayı müvekkilinin davalıdan 100.379,36 TL bakiye fatura alacağı bulunduğunu, ödenmeyen fatura bedeli alacaklarının yanı sıra gerçek tahsilat üzerinden de 26.565,28 TL'lik bir bakiye alacaklarının kaldığını, bu sözleşmesel ilişkiden dolayı müvekkili tarafından verilen teminat senedinin de müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek 100.379,00 TL alacağın fatura tarihlerinden itibaren, 26.560,00 TL alacağın ise son kesinti tarihi olan 20.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
500.000,00 TL bedelli teminat senedinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış olup; beyanlarında, sözleşmenin ilgili maddesinde 500.000,00 TL teminat senedi değil teminat mektubu verileceğinin belirtildiğini, davacının teminat mektubu vermeyi taahhüt ettiğini, ancak vermediğini, teminat senedinin ise söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında okul servis taşımacılığı tedarik sözleşmesi ve protokolü bulunduğu, bu kapsamda davacı tedarikçi tarafından davalı taşıma işini yüklenen davalı şirkete servis taşımacılığı hizmeti verildiği, verilen bu hizmete ilişkin ödenmesi gereken bedelin sözleşme ve protokol kapsamında belirlendiği,
sözleşme ve protokolde farklı düzenlemeler yer alsa da protokolün sonraki tarihli olması nedeniyle çelişkili hallerde protokole itibar edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme ve protokol kapsamında davacı tarafça davalıya verilen taşıma hizmet bedellerine yönelik asıl işverenden yapılacak tahsilat çerçevesinde alınacak paylar ve indirilecek tutarların belirli olduğu, davalı tarafça süresinde davaya cevap verilmediği ve delil bildirilmediği,
bu haliyle davalı şirketin kendi ticari defterlerine delil olarak dayanılmaması nedeniyle HMK'nın 222/3 hükmü kapsamında itibar edilmesi gereken davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda sözleşme ve protokol şartları kapsamında yapılan hesaplama ve indirim kalemlerinin uygulanması sonrası bulunan alacak miktarı olan 120.152,64 TL miktarında davacının davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı tarafça sözleşme, protokol ve fatura konusu hizmetin alınmadığı veya borcun ödendiğine dair bir delilin dosyaya sunulmadığı,
bu nedenlerle davacının davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği, dava konusu edilen sözleşmenin 7. maddesi kapsamında verildiği iddia edilen teminat senedinin iptali talep edilmiş ise de, davacı tarafça iptali talep edilen teminat senedinin miktarı hariç somutlaştırılmaması,
belirleyici unsurlarının bildirilmemesi ve söz konusu teminat senedinin davalıya teslimi hususunun yazılı delille ispatı gerekirken bu yönde bir delil ileri sürülmemesinin yanı sıra davacının bu hususta davalı şirkete yemin teklifi sonrası davalı şirket yetkilisinin teminat senedi almadıklarına yönelik yemini eda etmesi nedeniyle davacı tarafın teminat senedinin iptali talebine yönelik iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,
davacı tarafın davalı şirketten olan toplam 120.152,64 TL alacağının davalının temerrüt (dava) tarihi olan 16.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın 500.000,00 TL bedelli teminat senedinin iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, protokolde açıkça net maaştan söz edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu ve diğer kurumlara ödenmesi gereken tutarların yüklenici (davalı) tarafından ödeneceğinin belirtildiği, buna göre 124.676,20 TL olarak belirlenen davacı alacağından sözleşme ve protokol gereği 1.014,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 123.661,40 TL alacağa hükmedilmesi gerekirken eksik alacağa hükmedilmesinin doğru olmadığı, davadan evvel davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihi itibariyle temerrüt faizi işletilmesinin yerinde olduğu,
taraflarca imzalanan sözleşmenin teminat başlıklı 7. maddesinde, yüklenicinin sözleşmeden doğan zarar ve cezai şart bedellerinin teminatı olmak üzere tedarikçi (davacı) tarafından yükleniciye 500.000,00 TL bedelli teminat mektubu verileceği hüküm altına alındığı, yargılama sırasında davacının yemin teklifi üzerine davalı şirket yetkilisince davacıdan teminat mektubu veya teminat senedi alınmadığına dair yemin edildiği, davalı tarafça da taraflar arasında senet verilmesini gerektirir bir ilişki bulunduğuna dair herhangi bir iddia ileri sürülmediği,
bu durumda bononun davalının sözleşmeden kaynaklanan zarar ve alacağının teminatı olarak verildiğinin kabulü gerektiği, ancak davalının sözleşme ve protokolden kaynaklanan bir alacağı bulunmayıp, aksine davacıya borçlu olduğunun belirlendiği, bu durumda dava konusu bono bedelsiz kalmış olup, mahkemece davacının bonoya ilişkin isteminin kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
davanın kısmen kabulüne, 123.661,40 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 500.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında imzalanan 23.07.20 18... .08.2018 tarihli protokoller uyarınca hak edilen alacağın tahsili ve 23.07.2018 tarihli sözleşmenin 7. maddesi uyarınca verilen teminat senedinin iptali istemlerine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacının bir alacağının bulunup bulunmadığı, dava konusu teminat senedinden davacının borçlu olup olmadığı noktasındadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2640, K. 2025/7385, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama