KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2741 E., 2025/7607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2145 Esas, 2025/215 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı katılma yoluyla davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibaresini 2007 yılından bu yana restoran/kafe işletmesinde marka olarak kullandığını, "..." asıl unsurlu tescilli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin ise "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin tescilli markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, zira taraf markalarının birbirine benzediğini ve aynı tür hizmetlerde kullanılacağını, müvekkilinin "..." markasına,
yoğun bir reklam kampanyası eşliğinde uzun yıllardır kullanarak ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandırdığını, bu yatırım ve çalışmalarla "..." ibaresinin, toplumda tanınmış hale geldiğini ve bu markanın müvekkili ile özdeşleştiğini, ortalama dikkat ve özendeki tüketicinin taraf markalarını karıştırma ihtimalinin yüksek olduğunu, davalının, tescil ettirmek istediği marka ile müvekkilinin seri markalarının içine sızarak, bu markaların tanınmışlığından yararlanmak istediğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) ... sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının "... ..." markasını, özellikle ...'un belirli semtlerinde, birkaç lokantanın işletmeciliğinde kullandığını, tarafların markalarının hitap ettiği tüketicilerin farklı olduğunu, davacı markaları ile müvekkili başvurusu arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili başvurusunun, yazım karakteri, renk farklılığı, punto ve mizanpaj ayrımı dikkate alındığında, davacının tescilli markalarından farklılaştığını, "..." ibaresinin cins adı olduğunu ve kullanıldığı hizmetlerin karakteristik özelliğini belirten bir işaret niteliği taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait markalarda bulunan "..." kelimelerinin, markasal mizanpajda "Box" ve "..." kelimelerine nispetle daha ön planda olduklarının söylenebileceği, bu markalarda yer alan "..." kelimesinin İngilizce bir kelime olup anlamının ülkemiz ortalama tüketici kesimi nezdinde yaygın olarak bilindiği ve "..." anlamına geldiği, dava konusu markada yer alan "..." kelimesi ile davacıya ait bu markalar arasında ".../..." kelimelerinin kavramsal benzerlikleri dolayısıyla markaların genel görünümleri itibariyle benzerlik olduğu,
dava konusu markada yer alan ... arabası şeklinin "..." kelimesine çağrışım oluşturduğu, dolayısıyla bu şekil unsurunun da dava konusu markayı belirtilen itiraza mesnet markalardan uzaklaştırmaya yetmediği, markalar arasında, umumi intiba olarak, görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik bulunduğu, davacıya ait ...,.. sayılı markalar ile dava konusu marka arasında ise iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik görülmediği,
dava konusu marka kapsamında yer alan bir kısım hizmetler yönünden davacıya ait 2016/... sayılı markaya dayalı olarak hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davaya konu olan markanın 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 09, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28,29, 30, 31, 32, 33, 34. Sınıflara giren tüm emtiaların) bir araya getirilmesi hizmetleri;
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” yönünden ise davacıya ait 2016/... ...... /... sayılı markalara dayalı olarak YİDK kararının iptali koşullarının gerçekleştiği, davacının dava dosyasına sunduğu delillere dayalı olarak somut olayda “...” markasının tanınmışlığından kaynaklanan bir hak iddia etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğu, dava konusu başvuruda da "..." ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, mesnet markaların asli unsuru, dava konusu başvuruda asli unsur olarak aynen kullanıldığından, markalar arasında benzerliğin doğduğu,
dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve gıda ürünleri ile ilgili bulunmayan 35. sınıftaki hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının mesnet markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, buna karşın "..." ibaresinin gıda ürünleri ile ilgili bulunan ve emtia benzerliği şartının gerçekleştiği 35. sınıfın 5. alt grubunda 29, 30... . sınıf malların satışına özgü hizmetler yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı,
başka ibarelerin ilavesi sureti ile herkesçe kullanılabileceği, somut uyuşmazlıkta da başvuruda yer alan diğer ibareler ile başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, sonuç olarak anılan mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı, aksi yöndeki İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik olduğu iddiasına dayanan YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2741, K. 2025/7607, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama