KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2742 E., 2025/7552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1963 Esas, 2025/44 Karar
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ..., ..., ... gibi bir çok tanınmış markasının bulunduğunu, davalı ...’ın 2018/... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin “...” ve “...” ibarelerini barındıran tescilli markalarına dayanarak yaptığı itirazın TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak kararın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1, 6/5, 6/9 ve diğer ilgili hükümlerine aykırı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, tescil kapsamlarının aynı, benzer ürün ve hizmetleri kapsadığını, müvekkili markalarının tanınmış marka niteliğinde olduğunu ileri sürerek... sayılı YİDK kararının iptali ile 2018/... sayılı marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların genel izlenim olarak benzer olmadığını, karıştırılma tehlikesinin olmadığını, davacı markalarının “zayıf” marka niteliğinde olduğunu, başvuru markası kapsamında yer alan emtia ve hizmetlerin aynı/benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin, "..." ibaresinin, 37... . sınıf hizmetlerde tescili için yaptığı başvuruya, davacının "..." ve "..." esas unsurlu markalarına dayalı olarak, iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet iddiasıyla itiraz ettiği, dava konusu marka kapsamındaki 37. ve 42. sınıf hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamındaki 37. ve 42. sınıf hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer ve ilişkili olduğu,
ancak dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, davacının itiraza mesnet markalarının ise "..." ve bu ibareye eklenen "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ve "..." ibareleri ile "..." ibaresinden oluştuğu, uyuşmazlığın ".../..." ibarelerinin ortaklığından kaynaklandığı, "..." kelimesinin davaya konu tüm hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu, ayırt ediciliği düşük ibarelere yapılacak eklemelerle ayırt ediciliğin sağlanabileceği, somut uyuşmazlıkta da başvurudaki ek unsurların markalar arasında benzerlik oluşmasının önüne geçecek mahiyette olduğu,
başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği, taraf markaları ile verilen hizmetlerin aynı işletmeden veya ekonomik olarak birbiri ile bağlantılı işletmelerden kaynaklandığının düşünülmeyeceği, dava konusu ibarenin davacının mesnet markalarına tertip tarzı itibariyle yaklaşmadığı,
dava konusu başvurunun görsel, işitsel ve kavramsal özelliklerine göre oluşacak bütüncül intibasında davacının mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında iltibas oluşmayacağı, her ne kadar davacı tarafça tanınmışlık ve kötüniyet gerekçeleriyle de tescil engeli bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmışlığı kanıtlanamadığı gibi, taraf markaları benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin olmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığına ilişkin de somut delil bulunmadığı,
dava dilekçesinde, ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talebin, yani TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğünün birleştirildiği, mahkemece her iki talebin de kısmen kabulüne karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulünün doğru olmadığı,
ancak karar davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmediğinden davalı ...'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıtılamayacağı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
YİDK kararının iptali talepli davanın reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
KARŞI OY
Davacının itiraza mesnet .../... asıl unsurlu markaları ile davalının başvuru markası "..." ibaresi karşılaştırıldığında her iki taraf markalarnın ayırt edici ve baskın unsuru arasında genel izlenim bakımından ilgili tüketici kesimi nezdinde karıştırmaya sebep olabilecek düzeyde SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında görsel, işitsel ve sessel benzerlik bulunmaktadır. Hal böyle olunca, Mahkemece işaretler benzer kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdam sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşlerine katılmamaktayım.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2742, K. 2025/7552, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama