KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2746 E., 2025/7649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/310 Esas, 2025/246 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
1.162 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.12.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; dava dışı ... Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait ... İli, ...
İlçesi, ... mevkinde bulunan...santralinin, müvekkili şirket tarafından 24.07.2021-24.07.2022 vadeli, ... numaralı kâr kaybı sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, elektrik santralinde ... numaralı türbinlerde rulman arızası meydana gelmesi nedeniyle türbinlerin tamamen durması sonucu enerji üretilemediğini veya limitli üretim yapıldığından bu süre içerisinde kâr kaybı zararı oluştuğunu, 01.06.2022 tarihinde ... numaralı türbinin vibrasyon uyarısı vererek stop ettiğini, türbinde main bearing rulmanında hasar tespit edildiğini, rulmanın bilya ve kafesinden parçaların koptuğunun belirtildiğini,
değişime karar verildiğini ve diğer 9 türbinin kontrol edildiğini, vibrasyon değerlerinin incelendiğini, ... numaralı türbinlerde bulunan rulmanlarda hasar başlangıç bulgusuna rastlandığını, türbinlerin durması sonucu enerji üretimi azaldığından dolayı kâr kaybı zararı oluştuğunu, kâr kaybı zararının ... klozu kapsamında müvekkili şirketçe karşılanması talebi ile hasarın taraflarına ihbar edilmesi üzerine gecikmeksizin hasar dosyalarının açıldığını, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemeleri sonucunda zarar miktarlarının tespit edildiğini,
06.12.20 22... .03.2023 tarihli eksper raporları ile söz konusu olay neticesinde oluşan zarar miktarının, brüt kâr marjı dikkate alınarak muafiyet tenzili ile birlikte tespit edildiğini, buna istinaden dava dışı müvekkili şirket sigortalısı ile 16.12.2022 tarihli ibraname karşılığında toplam 326.283,74 euro tazminat tutarının 22.12.2022 tarihinde 20.03.2023 tarihli ibranameler karşılığı toplam 126.275,28 euro tazminat tutarının da 11.04.2023 tarihinde dava dışı sigortalı hesabına ödendiğini, müvekkil şirketin, sigortalısına yapmış olduğu ödeme neticesinde sigortalısının haklarına akdi ve kanuni halef olduğunu, 16.12.2022,
20.03.2023 tarihli ibraname içerikleri gereğince temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralmış olduğundan ödediği zarar bedelini meydana gelen hasardan sorumlu olanlardan müştereken, müteselsilen ve rücuen talep ve dava hakkı bulunduğunu ileri sürerek 452.559,02 euro tutarın fiili ödeme günündeki kur üzerinden karşılığı ile 326.283,74 euro tutarındaki kısmına ödeme tarihi olan 22.12.2022 tarihinden,
126.275,28 euro tutarındaki kısmına ödeme tarihi olan 11.04.2023 tarihinden itibaren Devlet bankalarının bir yıl vadeli döviz mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca uyuşmazlığın Uluslararası Ticaret Odası'nın tahkim kuralları uyarınca İsviçre'nin ... şehrinde görülmesi gerektiğini, sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkının sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı
ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı rücu etme hakkı sağladığını, halefiyete dayalı rücu davasının esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılması olduğunu, bu anlamda görevli ve yetkili mahkeme ile sözleşme kapsamında belirlenen tahkime ilişkin düzenlemelerde de dava dışı sigortalının hak ve yetkilerinin sigorta şirketine geçtiğinin kabulü gerektiğini,
halefiyet ilkesi kuralı gereği dava dışı sigortalı şirket ile davalı arasında düzenlenen sözleşmedeki tahkim klozu bağlayıcı olduğundan onun halefi olan sigorta şirketini de bağlayacağını, tahkim ilk itirazlarının dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, davanın esası yönünden ise müvekkili şirketin davacı tarafça sigortalı şirkete ödenen kar kaybından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini,
sigortalı şirketin kâr kaybı dahil ilgili fıkrada yazılan herhangi bir kaybını müvekkili şirketten isteyemeyeceğinin açık olarak belirlendiğini, dava dışı sigortalı şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin 16. maddesinde sorumsuzluk anlaşması niteliğinde hüküm bulunduğunu, bu hükümle yüklenicinin kâr gibi dolaylı zararlardan sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığını,
müvekkili şirketin dava dışı sigortalı şirket ile akdetmiş olduğu sözleşme uyarınca ödediği herhangi bir bedelden sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davacı tarafça dava dışı sigortalı şirkete ödenen bedelden sorumlu tutulamayacağı gibi bu bağlamda davacı tarafa sorumluluğunun olmaması sebebiyle herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı sigortalı şirket arasında imzalanan rüzgar elektrik santrali bakım ve hizmet sözleşmesinin 19. maddesinde, işbu sözleşmeden doğan veya bununla ilgili bütün ihtilafların Uluslararası Ticaret Odası’nın tahkim kuralları çerçevesinde, söz konusu kurallara uygun olarak tayin edilmiş bir ya da daha fazla hakem tarafından çözümleneceğinin, müzakerelerin ...’de
gerçekleştirileceğinin, tahkim müzakerelerinin dilinin İngilizce olacağının belirlendiği, iş bu davaya konu uyuşmazlığı kapsayan yazılı bir tahkim sözleşmesinin bulunduğu ve geçerlilik bakımından yazılılık koşulunun sağlandığı, tahkim sözleşmesinin konusunun, tahkime elverişli her türlü hukuki uyuşmazlıklar olduğu, uyuşmazlığın sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden ya da kanundan doğmasının önem taşımadığı, tahkim sözleşmesinin, açık ve kesin şekilde her türlü uyumazlığın tahkim yoluyla çözüleceğini öngördüğü ve sözleşmenin geçerli olduğu,
15.04.2019 tarihli sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların tahkimde çözülmesi konusunda açık iradenin bulunduğu, tahkim şartının geçerli olduğu, süresinde tahkim ilk itirazının ileri sürüldüğü gerekçesiyle açılan davada davalı tarafın tahkim itirazının kabulü ile dava dilekçesinin Mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahkim sözleşmesinin geçerliliği bakımından üç koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği, davalı ile dava dışı sigortalı şirket arasında imzalanan rüzgar elektrik santrali bakım ve hizmet sözleşmesinin 19. maddesinde, iş bu sözleşmeden doğan veya bununla ilgili bütün ihtilafların Uluslararası Ticaret Odası’nın tahkim kuralları çerçevesinde, söz konusu kurallara uygun olarak tayin
edilmiş bir ya da daha fazla hakem tarafından çözümleneceğinin, müzakerelerin ...’de gerçekleştirileceğinin, tahkim müzakerelerinin dilinin İngilizce olacağının belirlendiği, iş bu davaya konu uyuşmazlığı kapsayan yazılı bir tahkim sözleşmesinin bulunduğu ve geçerlilik bakımından yazılılık koşulunun sağlandığı, tahkim sözleşmesinin konusunun, tahkime elverişli her türlü hukuki uyuşmazlıklar olduğu, uyuşmazlığın sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden ya da kanundan doğmasının önem taşımadığı, tahkim sözleşmesinin, açık ve kesin şekilde her türlü uyumazlığın tahkim yoluyla çözüleceğini öngördüğü, sözleşmenin geçerli olduğu,
15.04.2019 tarihli sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların tahkimde çözülmesi konusunda açık iradenin bulunduğu, tahkim şartının geçerli olduğu, süresinde tahkim ilk itirazının ileri sürüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı ... şirketinin kâr kaybı sigorta poliçesi uyarınca sigortalısına ödediği tazminat (kâr kaybı) bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2746, K. 2025/7649, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama