KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2854 E., 2025/7829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/124 Esas, 2025/391 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... "..." asıl unsurlu ve "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin “şekil+...
Sultan – Sultanlara Yakışır Doğallık” ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, dava konusu başvuruda müvekkilinin ... sayılı markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin aynen yer aldığını, davacının “...” ibareli markalarının 01-45. sınıflar arasında pek çok emtia için, “...” ibareli markalarının da 30. sınıfa giren emtialar için tescilli olduğunu, dolayısıyla taraf markalarının aynı/aynı tür emtialarda kullanılacaklarını,
davalı şahsın davacının tanınmış markalarının ününden haksız bir biçimde faydalanmak amacıyla “...” esas unsurlu markayı tescil ettirmek istemesinin davalının kötüniyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının “...” ve “...” ibareli markalarıyla dava konusu edilen markanın benzemediğini, davalının dava konusu edilen markayı kendi isminin “...” olması nedeniyle tercih ettiğini, ekine de “sultan” ve “sultanlara yakışır doğallık” kelime öbeğini eklediğini, davacının davasına mesnet aldığı markaları tescilli oldukları mal ve hizmetlerde kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında “...” ibaresi ortak olarak kullanılmış ise de, davalının markasında kullanılmış olan diğer kelime öbeği/slogan ve renk/şekil unsurların, markaları genel görünümleri itibariyle yeterli bir derece farklılaştırdığı, markaları da geçen kelimelerin/kelime öbeklerinin okunuşlarının ve kavramsal açıdan zihinde oluşturdukları algıların da farklı olduğu,
yaygın olarak kullanılan bir kadın ismi olması nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliği zaten düşük olan “...” ibaresinin markasal hüviyette ciddi ve yoğun kullanım neticesinde davacı adına ayırt edicilik ve korunması gereken ekonomik bir değer kazandığının davacı tarafından ispatlanamadığı, tanınmışlığa ilişkin olarak davacının sadece “...”lı ve kısmen de “...”li markalarına ilişkin belge ve deliller sunduğu, halbuki “...” ibaresinden kaynaklanan benzerlik iddialarının uyuşmazlık konusunu teşkil ettiği, davacının "..." ibareli markalarının tanınmışlığını ispatlayamadığı,
tarafların marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü koşulların bulunmadığı, davacının SMK'nın 6/3 ve 6/6 hükümlerine dayalı iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2854, K. 2025/7829, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama