KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2892 E., 2025/7795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/202 Esas, 2025/437 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "..." ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, davalı ...
2018/... başvuru numarası ile "..." ibareli markanın ... . sınıflarda tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin "..." markasını ilk kez 2001 yılında tescil ettirdikten sonra büyük yatırımlar yaparak seri marka haline getirdiğini, davaya konu marka ile müvekkilinin markalarının aynı sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkiline ait markanın esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresinin davalının markasının başlangıç kısmında aynen yer aldığını, bu yönüyle davalı markasının müvekkiline ait markanın devamı,
serisi olarak algılanabileceğini, kavramsal olarak markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalının müvekkiline ait markanın esaslı unsuruna vurgu yapan bir markayı tercih etmesinin kötüniyetli olup müvekkilinin tüketiciler nezdinde yarattığı güven ve haklı ünden faydalanma kastından kaynaklandığını sürerek YİDK'in ... sayılı kararının iptali ile başvuruya konu markanın hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... bünyesinde toplum sağlığının korunması, iyileştirilmesi ve tedavi amaçlı bitkisel ürünlerin kullanımı ile ilgili araştırmaların yapıldığı “...
Eğitim, Araştırma ve Uygulama ..." adlı bir merkezin bulunduğunu, fitoterapiyi uygulayan sağlık profesyonelleri yetiştirmeyi ve ulusal, uluslararası mevzuat çerçevesinde bitkisel hammaddeleri kullanarak yeni fonksiyonel gıda, takviye edici gıda, kozmetik ve bitkisel ilaçlar geliştirilmesi yönündeki tüm süreçlere katkıda bulunarak,
ürünlerin kalitesinin artırılmasının sağlanması ve süreçlerdeki sorunların giderilmesi yönünde ilgili sektörlerle bilgi ve deneyimlerini paylaşmayı amaçlayan bu merkezin, amacı doğrultusunda “...” markalı ürünlerin üretimini yaptığını, müvekkilinin markası ile davacının ürünlerinin çok farklı olanları kapsadığını, markalar arasında ortak emtialar bulunuyor ise de müvekkilinin sağlık ve davacının gıda alanında faaliyet göstermesi nedeniyle markaların hitap ettiği sektörlerin ve tüketici portföyünün farklı olduğunu, markaların tüketicisinin markaları ayırt edebileceğini,
müvekkili adına tescilli “... ...” ibaresini içeren markanın tanınmışlığının yıllar önce sağlandığını, dava konusu “...” ibareli markanın esas olarak tanınmış bu markanın kısaltması olduğunu, müvekkilin markasının logo, yazılış ve işitsel intiba olarak davacının markasından ayrıştığından karıştırılma ihtimalini bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraza mesnet çok sayıdaki seri markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, davalı markasının da “...” ibaresi ile başladığı, bu kısmın taraf markalarında öne çıktığı, bu ibareye eklenen “...” ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında markalar arasındaki ilişkilendirme ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde markaya ayırt edicilik katmadığı, işaretlerin bu derece benzer olması nedeniyle işletmesel bağlantı kurulma ihtimalinin mevcut olduğu,
dava konusu davalı markasının davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde karıştırılma tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu ve ortalama tüketici ile bilinçli tüketici açısından iltibas ihtimalini ortadan kaldıracak yeterli ayırt ediciliğin oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, YİDK'in ... sayılı kararın iptaliyle "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru markası ile davacının itiraza mesnet markalarının incelenmesi sonucunda, dava konusu başvuru kapsamında yer alan çekişme konusu 05., 29., 30.ve 32. 35. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından markaları arasına emtia ve hizmet benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu başvuru "..." ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru da "..." ibaresinden oluştuğu, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği, gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu,
davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmadığı, davalı ... bünyesinde bitkisel hammaddeleri kullanarak yeni fonksiyonel gıda, takviye edici gıda, kozmetik ve bitkisel ilaçlar geliştirilmesi amacı ile kurulan "... ..." adlı kuruluşun amacı doğrultusunda ve bu merkezin adından mülhem ...
Yunancada bitki anlamındaki "..." sözcüğü ve merkezin kısaltması olarak "..." ibaresinin birleştirilmesinden oluşturulan marka bir bütün olarak "..." şeklinde algılanacağından markanın yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu, bu itibarla dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından,
6769 sayılı SMK'nın 6/1 hükmündeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2892, K. 2025/7795, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama