KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2896 E., 2025/7553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/181 Esas, 2025/479 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ve “... ...” markalarının tanınmış marka olduğunu, uzun yıllardır kesintisiz ve fasılasız “...” markalarını kullandığını, davalı şirketin 2018/77420 "... ..." ibareli marka başvurusuna itirazlarının TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, ancak dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresinden oluştuğunu, “...” ibaresinin çatı marka olduğunu, “...” kelimesinin ise durum, cins, vasıf bildirdiğini, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunduğunu, hitap ettiği tüketici kitlesinin aynı olduğunu,
müvekkili lehine sonuçlanmış çok sayıda mahkeme kararı bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/4 ve 6/5 hükümleri uyarınca da reddi gerektiğini ileri sürerek...sayılı TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile 2018/77420 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “...” tanınmış markalarının sahibi olduğunu, dava konusu markanın asli unsurunun bu ibare olduğunu, “...” kelimesinin asli unsur niteliği taşımadığını, markalar bütün olarak değerlendirildiğinde birbirlerinden farklı olduğunu, 29. sınıfta “...” ibaresi içerir yüzlerce markanın bulunduğunu, bu ibarenin peynirin karakteristik bir özelliğini, çeşidini belirttiğini, “...” kelimelerinin bir peynir çeşidinin adı olduğunu, davacının bu cins adını sahiplenmeye çalıştığını, tüketicinin taraf markaları arasında bir iltibas yaşamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın "... ...+şekil" ibareli 29. sınıfta tescili için başvurulduğu, davacının itiraza mesnet markalarının "... ...", "... ... ezineli", "... ... ezineli+şekil", "çocuklara kahvaltıyı sevdiren ...", "çeşnili ...", "...", "beyazım" ibareli olup 05, 29, 30, 31, 32, 35. sınıflarda tescil edildiği,
başvuru kapsamında yer alan 29. sınıf mal grubunun tamamı, davacının önceki tarihli markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikteki gıda ürünleri veyahut bu ürünlerin satışına yönelik hizmetler ile ilişkili olduğundan SMK'nın 6/1 hükmünde belirtilen emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu markada ön planda yer alan ayırt edici unsurun “...” tamlaması olduğu, bu tamlamadaki “...” kelimesinin, “...” ibaresini daha da vurgulayan bir sıfat olarak kullanıldığı, dolayısıyla “...” ibaresinin anılan markada daha vurgulu olduğu,
bu ibarenin davacı markalarının da esas unsuru olmasından kaynaklı olarak işaretler arasında yüksek düzeyli işitsel, kavramsal ve görsel benzerlik görüldüğü, emtia benzerliği ve işaret benzerliği bir bütün olarak ele alındığında markaların aynı iktisadi/idari kaynağa ait markalar olarak algılanabilecekleri, ortalama tüketicinin farklı zamanlarda farklı yerlerde anılan markalar ile aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde karşılaştığında, önceden tanıdığı davacı markaları ile dava konusu markayı doğrudan ilişkilendirilebileceği,
davacının “... ...” markalarının özellikle “süt ve süt ürünlerinde” kullanım sonucunda ciddi şekilde ayırt edicilik kazandığı, dolayısıyla anılan ibarenin üçüncü kişiler tarafından özellikle “süt ve süt ürünlerini” de içerecek şekildeki kullanımlarının, davacı markalarının yıllara sair kullanımla sonucunda elde ettiği ayırt ediciliğin zayıflaması ve zaman içerisinde bu ibarenin, somut olayda da iddia edildiği şekliyle ürün cinsi, jenerik ad, ayırt ediciliği bulunmayan bir işarete dönüşmesi yönünde olumsuz bir algı doğurarak davacı markalarının ayırt ediciliğinin zayıflaması sonucunu doğurabileceği,
davacı markalarının tanınmışlık korumasından da yararlanabileceği, bu durumun işaretler arasındaki iltibas ihtimalini kuvvetlendirebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ..." ibareli başvuru ile davacıya ait "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 29. sınıf mallar yönünden SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira taraf markalarının asli unsurunu, yerleşik mahkeme kararlarıyla ayırt edici nitelik taşıdığı kabul edilen "..." ibaresinin oluşturduğu, bu haliyle başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı,
dava konusu başvurunun, davacının seri markalarından biri olarak algılanacağı, davacıya ait "..." asıl unsurlu markaların "süt ve süt ürünleri" emtiası bakımından tanınmış olduğu, bu itibarla uyuşmazlık konusu 29. sınıf mallar bakımından SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının da gerçekleştiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2896, K. 2025/7553, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama