KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2897 E., 2025/7771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/200 Esas, 2025/435 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2016/... başvuru numarası ile "..." ibareli markanın tescili için TÜRKPATENT'e başvurduğunu, müvekkilinin "..." ibareli çok sayıda tescilli markasına dayanarak başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi'nce bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru markasından çıkarıldığını, reddedilen kısma yönelik yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, ancak tescil kapsamında kalan malların da benzer olduğunu,
müvekkili markası tanınmış marka niteliğinde olup bu marka ile aynı ya da benzer markaların hangi sınıfta olursa olsun tescil edilemeyeceğini, davalının esas olarak müvekkiline ait markanın tanınmışlığından haksız menfaat sağlamak amacıyla ve kötüniyetli olarak hareket ettiğini ileri sürerek YİDK'in ... sayılı kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde.
1971 yılından beri ülkenin en önemli ilaç üreticilerinden olan müvekkilinin bağırsak rahatsızlıklarında kullanılan "pinaveryum" etken maddesinden hareketle oluşturduğu markanın tescili talebinde bulunduğunu, görsel ve fonetik olarak davacının markalarından yeterli bir ayırt ediciliğe sahip markanın, "..." ibaresinin bir anlamının bulunmaması ve davacının markasının su kaynağı anlamında olması nedeniyle kavramsal olarak da farklı olup markalar arasında herhangi bir benzerlikten söz edilemeyeceğini, müvekkiline ait markanın 03, 05, 29... . sınıflarda tescili istenmiş olup davacıya ait markanın 05, 29, 30, 31,
32... . sınıflarda tescilli olması nedeniyle 03. sınıftaki mallar yönünden benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ilaç sektöründe ve davacının da gıda sektöründe faaliyette bulunduğundan markaları içeren malların aynı yerlerde satışı mümkün olmadığı gibi "..." markalı ilaç niteliğindeki ürünlerin ancak reçete ile satışı söz konusu olacağından ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunduğu, davalının markasının sonunda yer alan “yum” ekinin markanın bütünsel algısında farklılık oluşturarak davacının “...” esas unsurlu markalarından yeterli düzeyde uzaklaşmayı sağlamadığı, çekişme konusu 03. sınıftaki mallar yönünden doğrudan bir anlamı ya da çağrışımsal etkisi olmadığından "..." markasının marka ayırt ediciliğinin yüksek olduğu,
ortalama bir tüketicinin bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanmasının kuvvetli bir olasılık teşkil ettiği, markanın hitap ettiği tüketici kesiminin bu iki markanın farklı markalar olduğunu anlasa dahi aynı kişiye ait seri markalar olarak algılayabileceği, davalı markasının kapsadığı 03. sınıftaki malların tamamı itibariyle emtia listelerinin benzer/ilişkili olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının 3. sınıfta bulunan mal ve hizmetler kapsamında iptaline ve "..." ibareli markanın 3. sınıfta bulunan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2897, K. 2025/7771, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama