KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2995 E., 2025/7610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/373 Esas, 2025/533 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
Karar Metni
896 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taş imalat ve satışı yaptığını, davalı iş ortaklığının ise müvekkile bildirildiği kadarı ile ... inşaat işini üstlenmiş olup diğer davalıların ise iş ortaklığının ortakları olduğunu, taraflar arasında irsaliyeye konu malların alım satımı ve teslimi gerçekleşmiş olup davalıların borcu ödeme külfetinde olduklarını, iş ortaklığına yapılan satış neticesinde diğer davalıların da hukuki sorumluluğunun bulunduğunu, buna rağmen haksız ve gerekçesiz şekilde borcun inkarı ve takibe itiraz edilmiş olması neticesinde müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini,
satış sözleşmesinin satıcı yönünden teslim etme borcunun ifa edildiğini ancak davalı alıcı yönünden bedel ödeme borcunun ifa edilmediğini ileri sürerek ... İcra Müdürlüğünün 2024/...
E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, bunun mümkün olmaması halinde 715.680,00 TL alacağın 15.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kabul anlamına gelmemekle birlikte her ne kadar hem iş ortaklığı hem de iş ortaklığını oluşturan şirketler icra dosyasında borcu olarak eklenmiş olsa da müvekkillerinin davacı şirkete karşı hiçbir borcu bulunmadığını, davacı şirketin ise dava dışı ...’ın malzeme tedariğini yapmakta olan bir şirket olduğunun, ...'ın davalı müvekkiller ile arasında imzalanan sözleşmede yer alan kalemlerle ilgili önden ödeme almasına rağmen, dahası yapılmamış işçiliklerinin de hakedişine konularak ödenmesine rağmen,
iş sonunda malzemeciye ve işçilerine olan borçlarını ödememesi sebebiyle davalı şirketin de dava dışı ... ile süre gelen ticareti ilişkilerine istinaden haksız ve hukuka aykırı olarak son malzeme faturasını, muhatabı ...'a değil davalı müvekkil iş ortaklığı adına düzenlendiğini, daha sonra ise davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı düzenlenen işbu fatura üzerinden ihtiyati haciz kararı alınarak takibe geçildiğini, 48 gün sonra davacının müvekkilinin iş ortaklığı adına fatura düzenlenmesinin sebebinin ise alacağını dava dışı ...'dan alamaması olduğunun,
düzenlenen faturaya konu malzemenin ...’a ait olduğunun göstergesi olarak hem 06.04.2024 tarihli sipariş teslim fişi hem de davalı müvekille yapılan ... konuşmalarının dosyaya sunulduğunu, davacı iş ortaklığının şantiye muhasebe biriminde bulunan kayıtlar ve ...’a ait sipariş teslim fişi birbiriyle birebir örtüştüğünün, davalı ...ın düzenlemiş olduğu olduğu faturada ise irsaliye tarihi 05.04.2024 olup irsaliyeyi sözde davacı iş ortaklığı adına ...'ın imzaladığının, ancak ...'ın imzaya ilişkin böyle bir yetkisi olmadığını,
ayrıca ...'ın ...’la hem ticari ilişkisi hem de akrabalık bağı bulunduğunu,...’ın kesin hakedişinde faturaya konu ödemeler kendisiyle mutabakatla kabuk sütun başlığı ve kabun sutün alt kaide pozlarından toplamda 12 adet olarak davacı iş ortaklığı tarafından ödendiğini, kemerler, kat silmeleri ve oturaklar yine eksiksiz şekilde ... hakedişine dahil olduğunu savunarak davanın reddi ile davalının haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile icra takibindeki tutarın %20'si üzerinden kötüniyet tazminatı mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen faturaya konu malların 05.04.2024 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) kayıtları ile davalılar çalışanı olduğu tespit edilen ...'a eksiksiz olarak teslim edildiği, bu hususta imzalı sevk irsaliyesinin bulunduğu,
davalı tarafından her ne kadar ...'ın kendi adlarına hareket etmediği ve malzemelerin kendi adlarına teslim alınmadığı belirtilmişse de bu savunmalarını usulüne uygun delillerle ispat edemedikleri, davacının malların teslim edildiğinde dair imzalı sevk irsaliyesi ile üzerine düşen ispat yükünü yerine getirdiği kanaati oluştuğu, icra inkar tazminatına gelindiğinde borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ...
İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 143.136,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından takibe konu faturaya ait sevk irsaliyelisinde malların davalının çalışanı ...'a teslim ettiği, sözkonusu kişinin davalının çalışanı olduğu SGK yazısından anlaşılmakla davacının davalıya mal teslim ettiğini, davaya konu fatura nedeniyle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu ve alacaklı olduğunu ispatladığı, davalının savunmasında geçen taşeronluk sözleşmesinde davacının taraf olmadığı,
bu sözleşmenin hükümlerinin sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacıya ileri sürülemeyeceği, davalının sunduğu sipariş teslim fişinin borcun dava dışı ...'a ait olduğunu ispata yeter olmadığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2995, K. 2025/7610, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama