KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2999 E., 2025/7611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/431 Esas, 2025/504 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı birlikte yaşamakta iken davalı tarafından şiddete uğradığını, müvekkilinin şikayeti üzerine davalının konuttan uzaklaştırılmasına karar verildiğini, darp edilen müvekkilinin kolluktaki şikayet tutanağında, can güvenliğinden endişe ettiğini belirterek mernis adresi olan konutta oturamayacağını belirttiğini, davalı tarafından müvekkilinin bu adreste oturmadığı açıkça bilinmesine rağmen kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine takip dayanağı dahi olmayan icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını,
müvekkilinin can güvenliğinden endişe etmesinden dolayı mernis adresi olan konutta bulunamaması nedeniyle kendisine yapılan ödeme emri tebligatından haberi olmadığını, ilamsız icra takibine itiraz edememesi nedeniyle de takibin kesinleştiğini, icra hukuk mahkemesince müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle yapılan şikayet neticesinde ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince karar kaldırılarak davanın reddine karar verildiğini, karara karşı temyiz yoluna başvurulduğunu, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir alacak,
borç ilişkisi olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilamsız icra takibinde takip dayanağı bir belgenin sunulması zorunluluğu bulunmadığını, davacının mernis adresinde oturmadığından bahisle icra takibine itiraz edemediği iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin haksız yere alınan tedbir nedeniyle 6 ay süre ile ortak konutu kullanamamasından ötürü Muğla iline yerleştiğini, davacının tedbir kararından sonra mernis adresinden iki defa olmak üzere kimlik ve sürücü belgesi kartını tebellüğ ettiğini,
davacı taraf ile müvekkilinin 2023 yılı öncesi yaklaşık olarak 3 yıl boyunca birlikte yaşadıklarını müvekkili ile davacı tarafın birlikte yaşadıkları dönemde hiçbir işte çalışmayan davacının bütün ihtiyaçlarının müvekkili tarafından karşılandığını, bu bağlamda davacı tarafın sosyal ve ekonomik durumu hayatının hiçbir döneminde iyi olmamış, müvekkilinin ise davacı tarafın tam aksine bir iş insanı olması nedeniyle sosyal ve ekonomik durum itibari ile oldukça iyi bir konumda olduğunu,
davacı tarafın müvekkilinin bu faaliyetlerini bilmesi sebebiyle ve 3 yıl boyunca aynı konutta birlikte yaşamalarını fırsat bilerek müvekkili üzerinden haksız kazanç sağlamaya yönelik iş ve işlemlere girdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından davacı aleyhine takip başlatıldığı, tarafların evveliyatın gönül ilişkisi yaşadığı ve ...
Apartmanı 9.kat 34 numaralı daireyi 1/2'şer hisseli olarak satın aldıkları, her ne kadar davalı taraf taşınmazda davacının hissesine düşen meblağı kendisinin verdiği ve arkadaşlıklarının devam edeceği ile birlikte yaşayacaklarının inancıyla davacıya borç verdiğini evin 1/2'sinin bu nedenle davalı adına yapıldığını iddia etse de dosyada paranın davalı tarafından davacı adına gönderildiğini içeren dekont karşısında davalının davacıya borç verdiğini gösteren yeterli delil bulunmadığı, tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı,
davalının hata/hile hükümlerinden yararlanmasını gerektirir görgüye dayalı tanık beyanı ya da inandırıcı başka bir delil de bulunmadığı, ayrıca dosyaya sunulan bilirkişi aracılığı ile teyit edilen whatsapp yazışmalarda davalının borç ilişkisinden ya da evin parasının kendisi tarafından ödendiğinden bahsetmemesi nedeniyle tarafların arasında borç ilişkisi bulunmadığı kanaati oluştuğu,
davalı tarafça davacı için belli miktar verildiği ispatlansaydı bile bunun gönül ilişkisinden kaynaklı hediye mahiyetinde olduğu kabul edilecek yine taraflar arasında borç ilişkisi ispatlansaydı bile bu ancak verilen paranın miktarı kadar olacağından taşınmazın değeri üzerinden alacak talebi söz konusu olamayacağından takibe konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile ...
Genel İcra Müdürlüğünün ...E., sayılı dosyasında davacının 600.000,00 TL asıl alacak ve 82.405,48 TL işlemiş faiz yönünden borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu alacağın ödünç olarak verildiğine ya da iradesinin fesada uğratıldığına dair iddiaların yeterli ve kesin delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının davacı aleyhine başlattığı icra takibinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2999, K. 2025/7611, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama