KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/327 E., 2025/6383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1487 Esas, 2024/1572 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/716 E., 2021/34 K.
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkil şirketin davalı bankadaki hesabından Almanya’daki ....Trading GMBH’ye toplam 1.425.000,00 euro havale talimatı verdiğini, bu işlemlerden 1.089.945 euronun davalı bankadan kaynaklanan sebeplerle başarısız olup davacıya iade edilmesi gerekirken hatalı olarak dava dışı ... Bilişim Ltd.
Şti. hesabına gönderildiğini, bankanın uzun süre oyalayıcı açıklamalar yaptığını, şube müdürünün davacı temsilcisini iade yapılacağı inancıyla imza atmaya yönlendirdiğini, imzalanan belgelerin içeriğinin verilmediğini ve Türkçe bilmeyen temsilcinin yanıltıldığını, bankanın hatalı işlemi kabul etmesine rağmen imzalatılan belgeler gerekçesiyle sorumluluk almadığını ileri sürerek bu belgelerin iptaline ve şimdilik 350.000,00 euronun avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş,
09.12.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 739.945,00 euro artırarak toplam 3.828.265,97 TL (1.089.945,00 euro) bedelin 350.000,00 euro kısmının 27.08.2015 tarihinden itibaren, 739.945,00 euronun ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacı şirketin havale talimatlarını yerine getirdiğini, ancak muhabir banka politikası gereği iade edilen tutarların davacı şirket yetkilisi ...’in onay ve imzası ile dava dışı ... Bil. Ltd. Şti. hesabına aktarıldığını, davacı ile anılan şirket arasında organik ve ekonomik bağ bulunduğunu, işlemleri ...’in yürüttüğünü, dekontların davacı temsilcisi tarafından imzalandığını, bu hususların şirketler arasındaki bağlantıyı gösterdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı şirketin Almanya’daki bir firmaya göndermek istediği toplam 1.425.000,00 euro tutarındaki havale işlemlerinin davalı banka kaynaklı sebeplerle kısmen gerçekleşmediği, iade gelen 1.089.945,00 euronun ise davacıdan yazılı talimat alınmaksızın ve bilgilendirme yapılmaksızın dava dışı ... Bil. Ltd. Şti.'ne aktarıldığı, dekontlardaki sonradan alınan imzaların işlem öncesi icazet yerine geçemeyeceği, davacı ile dava dışı şirket arasında yalnızca aynı kişinin işlem yapmış olmasının organik bağ kurmaya yeterli olmayacağı, banka personelinin işlem hatası yaptığı gerekçesiyle 1.089.945,00 euronun faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince yabancı para cinsinden alacağa avans faizi yerine 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a hükmü uyarınca döviz temerrüt faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararı kaldırılarak yeniden verilen kararda, toplam 1.089.945,00 euronun, 350.000,00 euroluk kısmına 13.05.2016, 739.945,00 euroluk kısmına ise 09.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek döviz temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin yurt dışına göndermek istediği havale bedelinin iadesi üzerine bankaca bu meblağın üçüncü bir şahıs hesabına yatırılmasına sonradan verilen icazetin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve gerekçe
Davacı şirketin Almanya’daki bir firmaya göndermek istediği 1.425.000,00 euro tutarındaki havalenin yurt dışından iade edilen 1.089.945,00 euroluk kısmının davalı banka tarafından başka bir şirkete aktarılması üzerine açılan davada, İlk Derece Mahkemesince sonradan alınan havale dekontları üzerindeki imzaların icazet anlamına gelmediği ve davacı ile alıcı şirket arasında organik bağ bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf etmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi'nin döviz temerrüt faizinin uygulanması gerekirken avans faizi uygulanmasının hatalı olduğu gerekçesiyle verilen karar kaldırılmış, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne ve döviz temerrüt faizinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Yurt dışına gönderilen paranın iadesinden sonra davalı banka tarafından dava dışı ... Şirketi’ne aktarıldığı anlaşılmakla birlikte, paranın aktarıldığına dair dekontlarda davacının imzasının bulunduğu ve dolayısıyla paranın başka bir hesaba aktarılmasına sonradan icazet verdiği, icazetin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 46/1 hükmü anlamında onama niteliğinde olduğu, her ne kadar davacı taraf iradesinin fesada uğradığını iddia etmekteyse de, tüm dosya kapsamı, banka kayıtları ve görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde bu hususun ispatlanamadığı anlaşıldığından, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/327, K. 2025/6383, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama