KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3874 E., 2026/907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/557 Esas, 2025/755 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/249 E., 2022/460 K.
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin "..." asıl unsurlu tanınmış markalarına dayalı olarak yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, oysa dava konusu başvuru kapsamında bırakılan mal ve hizmetler yönünden de iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-4895 sayılı kararının iptali ile dava konusu 2020/11508 sayılı ve "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. C...P
1.Davalı şirket vekili c...p dilekçesinde; dava konusu başvuru ile davacı markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıklarını, davacının 2003/22269 sayılı markasının kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından kullanımının ispatlanmasını talep ettiklerini, davacı markasının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili c...p dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacıya ait “... ...” ibareli marka arasında sınıfsal benzerlik bulunmadığı, bu nedenle aralarında karıştırılma ihtimali doğmadığı, davacıya ait “......” ibareli marka ile dava konusu marka arasında bir kısım mal ve hizmetler bakımından sınıfsal ayniyet/benzerlik bulunmakta ise de, taraf markalarının görsel, işitsel, anlamsal ve bütünsel değerlendirmede benzerlik içermediği, dava konusu markanın baskın bir şekil unsuru barındırdığı, buna karşın davacıya ait markanın standart harfler ile yazılmış bir kelime markası olduğu,
ilgili tüketicinin taraf markalarını karıştırmayacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 maddesinde yer alan koşulların da oluşmadığı, taraf markaları benzemediğinden tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği ve Mahkemece de kabul edildiği üzere davacının itirazına mesnet 2003/22269 sayılı markasının kullanımı ispatlanamadığından iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, davacının itirazına mesnet 2016/83975 sayılı ve "......" ibareli marka ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği,
kısmen emtia benzerliği şartının gerçekleştiği 2015/101629 sayılı ve "......" ibareli marka ile baskın şekil unsurundan ve "..." ibaresinden oluşan dava konusu başvuru arasında, işaretler bakımından iltibasa neden olabilecek bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3874, K. 2026/907, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama