KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3897 E., 2026/779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1659 Esas, 2025/671 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- İzmir Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/61 E., 2021/100 K.
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin organik tarım faaliyetinde bulunduğunu, 2013/20700 sayılı "..." ibareli markasını 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmadığını, bu nedenle markanın ilgili sınıf bakımından iptali gerektiğini ileri sürerek ... numaralı markanın 40. sınıfta hükümsüzlüğüne ve markanın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markanın kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markayı 40. sınıfta yer alan "Gıdaların İşlenmesi Hizmetleri" emtiası haricindeki emtialar bakımından kullandığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıya ait ... numaralı "..." ibareli markanın 40. sınıfta yer alan "Gıdaların İşlenmesi Hizmetleri" emtiası haricindeki emtiaların kullanılmama nedeniyle iptaline, sicilden terkine, davalıya ait ... numaralı " ..." ibareli markanın 40. sınıfta yer alan "Gıdaların İşlenmesi Hizmetleri" emtiası yönünden talebin reddine, sicildeki kaydın devamına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince dava dilekçesinde çelişkili taleplerde bulunulduğu, ön inceleme aşamasında taleplerinin 40. sınıfın tamamına ilişkin olduğunun beyan edilerek durumun duruşma tutanağına yazıldığı, bu aşamadan sonra da davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile taleplerinin 40. sınıfın davalı tarafından kullanılmayan "enerji üretim hizmetleri" alanından iptali yönünde olduğunun bildirildiği,
bu durumun talep daraltması mahiyetinde olup davacının her zaman talebini daraltabileceği, bu itibarla "enerji üretim hizmetleri" yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davacının davasının kısmen kabulü ile davalı şirkete ait ... numaralı "...+şekil" markasının 40. sınıfta yer alan yalnızca "Enerji Üretim Hizmetleri" yönünden kullanılmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkine, davacının fazlaya ilişkin isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3897, K. 2026/779, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama