KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3975 E., 2026/1065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/703 Esas, 2025/869 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/187 E., 2025/128 K.
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin 2011 yılında davalı bankada açtırdığı hesabına 110.010,23 TL yatırdığını, müvekkilin yurt dışında yaşıyor olması ve parasının vadeli hesapta bulunuyor olması sebebi ile 21.04.2017 tarihine kadar hesabında işlem yaptığı, 21.04.2017 tarihinde ise müvekkilin vadeli hesap faizinin vadesiz hesabına aktarılması yönünde bankaya talimat verildiği, müvekkilin bu işlemi bizzat bankada yaptığı ayrıca banka çalışanları ile görüştüğü, müvekkilin 2022 yılı Temmuz ayında bankaya gittiğinde hesabındaki paranın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) aktarıldığını öğrendiği,
müvekkil parasının vadeli hesapta bulunması kendisininde yurt dışında yaşıyor olması ve faiz işliyor inancı ile aktif kullanmadığını, ancak 21.04.2017 tarihinde vadeli hesap faizinin vadesiz hesabına aktarılması yönünde talimat verdiğini, müvekkiline zamanaşımı uyarı yazısının tebliğ edilmediğini, müvekkilin adres araştırmasının yapılmadığını,
müvekkilinin 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisi olan 21.04.2017 tarihinde işlem yapılmış olması sebebi ile vadeli ve vadesiz hesabındaki paralar hukuka aykırı olarak devredildiğini ileri sürerek şimdilik 5.000.00 TL'nin TMSF'ye devir tarihi olan 20.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vadeli hesapla ilgili TMSF'ye aktarıldığı tarihe kadar herhangi bir talep, işlem, ya da talimat olmadığını, müvekkil banka tarafından 10 yıl boyunca aranmayan paranın TMSF'ye devredilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının devir işleminden önce tarafına iadeli taahhütlü mektup gönderilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ayrıca davacı tarafın 21.04.2017 tarihinde vadeli hesabında işleyen faizlerin vadesiz hesabına aktarılması yönünde sözlü talimat verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mevduatın açıldığı 01.08.2011 tarihinden zamanaşımı sürecinin işletilmeye başlandığı 2022 yılı başına kadar mevduata yönelik hiçbir işlem yapmadığı, davacı tarafından yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürülmüş ise de davacının vadeli hesap açılışında beyan ettiği adresine hatırlatma mektubunun gönderildiği, adres yetersizliği sebebiyle tebligatın iade geldiği, bankanın adres araştırması yapmadığı belirtilmiş ise de UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davacının zamanaşımı sürecinde aktif bir yurtiçi adresinin bulunmadığı, yurtdışında ikamet ettiği, tebligatın geçerlilik şartlarını taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından dosyaya ibraz edilen bankacılık sözleşmesi ve eklerinde davacı tüketicinin adres bildiriminde bulunulduğu, davalı banka tarafından davacı tüketiciye gönderildiği iddia olunan iadeli taahhütlü tebligatın 21.01.2022 tarihinde bila tebliğ döndüğü, ihtarın bila tebliğ dönmesinden sonra davalı bankaca tebligatın yapılabilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmadığı, davacının Türkiye'de Mernis yerleşim yeri adresinin var olup olmadığının araştırılmadığı, davacının adresi hakkında araştırma yapılmadığı,
salt hesap açılırken bildirilen adrese tebligat yapılmasının bankayı sorumluluktan kurtarmayacağı, bankanın mudinin güncel adresini tespit etmek için gereken özeni gösterdiğinin de ispat edilmesi gerektiği, davacı müşterisinin güncel adresine usulüne uygun tebligat yapmak yerine hesap üzerindeki eski adresine tebligat yapmak suretiyle davalı bankanın basiretli tacir gibi davranma ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre tebligatın yapılmasına çalışılmadığı, böylece tebligat koşulunun sağlanmadığı, mevduatın TMSF'ye devri koşullarının gerçekleşmediği,
davalı bankanın davacı tarafa ait mevduatı iade etmekle yükümlü olduğu, hizmetin ayıplı verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile. 252.511,52 TL'nin 20.06.2022 tarihinden itibaren işleyeceken yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı banka nezdindeki mevduat hesabının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle TMSF'ye devredilmesi nedeniyle açılan alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3975, K. 2026/1065, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama