KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4010 E., 2026/747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/800 Esas, 2025/1011 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/10 E., 2022/263 K.
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2020/93138 sayılı "... ... ...+şekil" ibareli markanın 29, 30... . sınıf mal ve hizmetlerde tescili için yaptığı başvuruya itiraz ettiklerini, itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, markaların asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, "..." ibaresinin müvekkilinin 1972 yılından beri ticaret unvanının esas unsuru olduğunu, müvekkilinin markasını tanınır hale getirdiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekeçsinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin "şekil+... ... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." asli unsurlu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluştuğu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin coğrafi yer, il adı olmasından dolayı asli unsur niteliği taşımadığı, karşılaştırmada "..." ibarelerinin esas alındığı,
taraf markalarının kapsamında aynı mal ve hizmetler bulunduğundan iltibas koşulunun oluştuğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından her iki markadaki baskın "..." ibaresi benzerliği nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal ve hizmetler algısı oluşabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibasın bulunduğu, davacının SMK'nın 6/6 hükmüne dayalı iddiasını ispatlayamadığı,
dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4010, K. 2026/747, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama