KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4057 E., 2026/895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/660 Esas, 2025/801 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/114 Esas, 2022/405 Karar
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... rakısı+şekil" ibareli marka başvurularının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararları neticesinde nihai olarak reddolunduğunu, kararların hatalı olduğunu, müvekkilinin özellikle "..." markası ile sektörün bilinen markalarından biri haline geldiğini, müvekkilinin 33. sınıfta yer alan alkollü içecekler ve özellikle rakı emtiasına ilişkin olarak 6 farklı marka ile hali hazırda tescilinin bulunduğunu, dava konusu marka başvurularının da bu markaların serisi niteliği taşıdığını, “...” markasının uzun yıllardır “rakı” emtiasında kullanıldığını,
C2009/007 sayılı RAKI coğrafi işaretin sicil kaydında, müvekkilinin rakı coğrafi işaretini kullanma hakkına sahip üreticilerden birisi olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2022/M-37 75... /M-762 sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu markada geçen “RAKI” ibaresinin C2009/007 sayısı ile 15.04.2009 tarihinde coğrafi işaret tescil başvurusuna konusu edildiği, bu coğrafi işaretin faaliyet alanına giren sektörde ağırlıklı olarak, esas bir marka yanında coğrafi işaretin yazıldığı ve ürünlerin sunumunun bu şekilde yapıldığının görüldüğü (Yeni Rakı, Efe Rakı, ..., ... Rakı, ... Rakı, ...
Rakı, Saki Rakı vb.), dava konusu markadaki “...” ibaresinin, İstanbul’un en bilinen ilçelerinden birinin adı olduğu, temel olarak özellikle “rakı” coğrafi işareti bakımımdan, anılan ibarenin olağan şartlarda ayırt ediciliği bulunan başkaca bir ibarenin yanında marka içerisinde kullanılmasının ürünün sunumu gereği olduğu ve böyle bir durumda başvuru kapsamının “rakı coğrafi işaretine uygun rakılar” olarak sınırlanmak suretiyle tescilinin sağlanabileceği, dava konusu başvuruların, esasen birçok şekil unsuru içerdiği,
bir ambalaj görseli şeklinde, görsele hakim “...” ibaresi ve tali nitelikte “rakısı” şeklindeki sözcüklerin kullanımı ile oluşturuldukları, her iki başvurunun da spesifik olarak “rakı coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar” emtiasını kapsadığı, davacının tüketici nezdinde “...
RAKISI” ibaresi üzerinde, bir bütün olarak ticari-iktisadi kaynağa işaret eden bir algıyı, bahsi geçen coğrafi işaretten önce sağladığı, böyle bir halde YİDK kararında belirtilenin aksine, tüketicinin "...
RAKISI" ibaresini, görsel, işitsel ve kavramsal açıdan tescilli coğrafi işaretin eşdeğeri biçiminde algılamayacağı, ona markasal bir vasıf yükleyeceği, davacının gerçekleştirdiği başvuruda da 33. sınıfta “rakı coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar” emtiasını kapsar şekilde başvuruda bulunarak, C2009/007 sayılı coğrafi işarete uygun üretilmiş rakı ürünlerinin satışını yapacağını esasen taahhüt etmiş olduğu,
dolayısıyla dava konusu markanın tescilinin, coğrafi işaretin varlığına bir zarar verecek sonuçlar doğurmayacağı gibi aksi yönde gerçekleşmesi muhtemelen eylemlere yönelik olarak da ilgili düzenlemelerin halihazırda zaten mevcut olduğu, mutlak ret nedenleri açısından önceki markanın varlığının tek başına müktesep hak sağlamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK'in 2022/M-7 62... /M-3775 sayılı kararlarının ayrı ayrı iptaline karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davaya konu marka başvurularının reddi kararlarına itiraz üzerine nihai olarak verilen YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4057, K. 2026/895, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama