KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4180 E., 2026/1049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/499 Esas, 2025/720 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/379 E., 2022/269 K.
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... numaralı "..." ibareli markasının 35. sınıfta tescili isteğinin Markalar Dairesi Başkanlığının 14.08.2020 tarihli kararı ile bir kısım hizmet yönünden reddedilmesi üzerine, müvekkilinin itirazı sonrasında markadan çıkarılan hizmetlerin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile iade edilip başvurunun markalar resmi bülteninde yayımlandığını, başvurunun yayımını müteakiben davalı gerçek kişinin itirazı soncunda başvurunun YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ki,
müvekkilinin 2015 yılından beri abiye giyim alanında faaliyet göstermekte olup "..." esas unsurlu markayı fiilen kullandığını, itiraza mesnet markalardaki "..." ibaresinin ortaklığı üzerinden hareketle bir değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, "..." ibaresinin zayıf karakteri nedeniyle bir kişinin tekeline bırakılamayacağını ve zayıf karakterli markayı seçen kişinin bu markanın bir takım değişikliklerle başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu ileri sürerek 2021-M-9920 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/02492 başvuru sayılı markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin "... ..." markasının sahibi olduğunu, davacının tescil isteğinde bulunduğu "..." ibareli marka ile müvekkilinin markasının esaslı unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, davalının markasındaki "abiye" ibaresinin sektör itibariyle tanımlayıcılık arz ettiğini, benzerlik incelemesinde dikkate alınamayacağını, davacının haksız kazanç elde etmek amacıyla bilerek ve isteyerek müvekkiline ait markanın esaslı unsurunu içeren bir marka tescil isteğinde bulunduğunu, müvekkilinin markası 35. sınıfta tescilli olduğundan emtia bezerliği şartının gerçekleştiğini, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik nedeniyle iltibasın kaçınılmaz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasında esas unsur olarak kullanılmış olan “...” ibaresinin, davalının markalarının “... ...” şeklindeki esas unsuru içerisinde birebir yer alması ve davalının markasında bu ibarenin işaretin başlangıç kısmında konumlandırılmış olmasının işaretleri görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakınlaştırdığı, farklı yazım karakterlerinde ve farklı kompozisyonlar içinde yazılmış olmasının, markalarda “...” kelimesinin ortaklığından kaynaklı benzerliği ortadan kaldırmadığı, dolayısı ile taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,
markalar arasında 35. sınıf altında.
“Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 18... . sınıflara giren emtiaların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, ancak 35. sınıftaki diğer hizmetler yönünden bu şartın gerçekleşmediği, emtia benzerliği şartının gerçekleştiği hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğu,
ancak bu hizmetler dışında kalan diğer hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin doğmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2021-M-9920 sayılı YİDK kararının 35. sınıf "alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi sağlama hizmetleri)" ve "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 35. sınıfın altında 18... . sınıfa giren tüm emtiaların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" dışında kalan mal ve hizmetleri yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm,
taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davalı gerçek kişinin "..." ibareli markası arasında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf altındaki 18. ve 25. sınıfa dahil tüm emtiaların tamamı ile 24. sınıftaki "bebekler için kundak örtüleri" yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin tüm istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4180, K. 2026/1049, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama