KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4186 E., 2026/1102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/916 Esas, 2025/1061 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/84 E., 2021/380 K.
Karar Metni
928 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/86273 sayılı “...” ibareli 29.sınıftaki marka başvurusuna davalı tarafından "..." ibareli markalarına dayalı olarak yapılan itiraz üzerine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca iltibasa sebebiyet verecek ölçüde benzer olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin 1997 yılından bu yana çok çeşitli sınıflarda ve ortak 29. sınıftaki aynı emtialarda tescilli çok sayıda “...” ve “...” ibareli markası bulunduğunu, “...” markasının TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini,
davalı kurum tarafından benzer bulunan markaların bütün olarak görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu, müvekkiline ait marka başvurusunda “...” ibaresinin arka planda kaldığını, farklı bir yazı karakteriyle ve küçük harflerle yazıldığını, “...” ibaresi ve şekil unsurunun ön plana çıkarıldığını, “...” markasının müvekkilinin sair “...” ibareli markalarının serisi niteliğinde olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-354 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile redde mesnet markaların aynı/aynı türden emtiaları içerdiklerini, markaların iltibasa sebebiyet verecek ölçüde benzer olduğunu, dava konusu 2019/86273 sayılı “...” ibareli başvuruda "..." ibaresinin esas unsur olarak yer aldığını, “...” ibaresinin davacının çatı markası konumunda olduğunu, bu başvuru ile markalaştırılmak istenen unsurun ... ibaresi olduğunu, bu haliyle kendi serisinin dışına çıkarak davalı markalarına yakınlaşma çabası içerisine girildiğini, ... ibaresinin, davalı markasında da aynen ve esas unsur olarak yer aldığını, markaların aynı seriden algılanacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1961 yılından bu yana faaliyette bulunduğu "..." markasının TÜRKPATENT tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, yine müvekkilinin "..." ibaresini de ilk kez 1990 yılında tescil ettirdiğini ve tanınmış hale g...rdiğini, davacının markasının müvekkili markası ile iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğu yönündeki kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli “...” ibareli markaların SMK’nın 6/4 ve 6/5 hükümleri uyarınca tanınmış markalar olduğunu, davacının “...” ibareli markasının çatı marka olduğunu,
çatı markaların benzerlik incelemesinde öneminin bulunmadığını, müvekkiline ait “...” ibareli markaların zayıf/tanımlayıcı marka olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, bir an aksi düşünülse dahi çağrışımsal gücü yüksek bir marka, zayıf dahi olsa tescilli olduğu sürece asgari korumayı haiz olduğunu, ortalama gıda tük...cisinin dava konusu marka ile müvekkili markasını benzer olarak algılayabilecek yahut iki marka arasında iktisadi bir bağ olduğunu düşünebileceğini, davacının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu marka başvurusunda ön plana çıkan unsurun ve davalıya ait itiraza mesnet markaların esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğu, davaya konu markada “...” ibaresinin bağımsız varlığını koruması karşısında markaların görsel olarak benzer bulunduğu, davaya konu marka başvurusunda “...” ibaresinin davacıya ait çatı marka olduğu, davalıya ait markalarda 2018/92162 sayılı “... ye ...da kal” markası hariç “...” ibaresinin bağımsız olarak kullanıldığı, 2018/92162 sayılı marka hariç taraf markalarının düşük dereceli kavramsal benzerlik taşıdığı,
markaların ortak “...” ibaresini içermesi karşısında ortalama tük...cilerin bu ibareyi işitsel olarak rahatlıkla seçebileceği, markaların aynı şekilde okunacağı karşısında taraf markalarının sesçil benzerlik taşıdığı, çekişme konusu emtiaların herhangi bir uzmanlığa ilişkin olmadığı, hedef tük...ci kitlesinin dikkat seviyesinin düşük olduğu, sonuç olarak markaların görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzer olduğu, markalarda müşterek olarak bulunan "..." ibaresinin davaya konu emtiaları veya bu emtiaların karakteristik özelliklerini hemen ve ilk bakışta tanımlamadığı, bu nedenle asgari düzeyde somut ayırt edici niteliği haiz olduğu,
başvuru/tescil sınıflarının yüksek dereceli benzerliği karşısında 2019/04664, 2019/04662, 2018/93389, 2018/59250 tescil sayılı markalar ile davacıya ait marka başvurusu arasında çekişme konusu emtialar bakımından SMK'nın 6/1 hükmü bağlamında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun 13.09.2019 tarihinde tescil başvurusuna konu edildiği, davacının TÜRKPATENT sicil kayıtlarında "..." veya "..." ibaresini asli unsur olarak içerir başkaca bir markasına rastlanılmadığı, uyuşmazlığın taraf markalarında “...” ibaresinin ortak kullanımından kaynaklı bulunduğu,
davacının salt “...” çatı markasından kaynaklı bir müktesep hakkının var olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalı Şirket adına tescilli "..." asıl unsurlu redde mesnet markalar arasında, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu,
zira gerek dava konusu başvurunun gerekse redde mesnet markaların asli unsularının "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda yer verilen "..." ibaresi davacının çatı markası olduğundan, iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği malların redde mesnet markaların kapsamında da bulunduğu, davacı lehine müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları göz...ldiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4186, K. 2026/1102, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama