KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4193 E., 2026/1040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/899 Esas, 2025/1019 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/114 E., 2022/353 K.
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu ve anılan ibareyi içeren tescilli tasarımlarının bulunduğunu, davalı Şirk...n "Re...
Pharma" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları ve tasarımları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2022-M-942 sayılı kararının 05. sınıfta yer alan “tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanma uygun diyet...k maddeler; insanlar ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar;
bebek mamaları" malları, 29. ve 30. sınıfta yer alan tüm mallar ile sayılan malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler yönünden iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde sayılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraflar markaları arasında iltibas bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava dosyasında gerekçe olarak gösterdiği 2021/0701 88... /047168 sayılı markalar, dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli olduğundan, 2007/65503 sayılı marka mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, 2000/252 98... /62548 sayılı markalar koruma süresi bittiğinden, 2018/59261 sayılı marka ise tescil edilmediğinden iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmadığı,
dava konusu başvuru ile davacının diğer itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmesine rağmen, marka işaretleri arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının işlem dosyasına tanınmışlıkla ilgili delil sunmadığından YİDK kararının iptali istemi bakımından tanınmışlığın ispatlanmadığı,
davacının dava dosyasına sunduğu delillerden, davacının “... ...” markasının “bisküvi ve kraker” emtiası bakımından belirli bir tanınmışlığa ulaştığı, fakat taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı olduğu, dava konusu başvurunun, davacının markasının ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi, tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin somut olay bakımından mevcut olmadığı, davacının 2002/01533, 2002/01776, 2006/00904, 2006/01539, 2006/01969 sayılı mesnet tasarımları yenilenmediğinden geçerliliğini yitirdiği,
diğer mesnet tasarımlar yönünden ise dava konusu başvuru ile arasında bir benzerlik bulunmadığı, bu nedenle SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının oluşmadığı, kötüniyet iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları göz...lerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre dava konusu "Re...
Pharma" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan ibarenin bir bütün olarak "Re..." ibaresinden oluştuğu, "düzeltme" anlamına gelen "Re..." ibaresi ile davacının marklarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi arasında anlamsal farklılık bulunduğu gibi ibareler arasında iltibasa neden olacak şekilde görsel ve işitsel benzerlik de bulunmadığı,
marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu başvurun kötüniyetli olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları göz...ldiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4193, K. 2026/1040, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama