KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4195 E., 2026/1042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/771 Esas, 2025/904 Karar
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/174 E., 2023/79 K.
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2019/133374 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TÜRKPATENT Resmi Markalar Bülteninde yayınlandığını; davalı şirketin 2010/54603 sayılı ve "evliya moda" ibareli markalarını gerekçe göstererek başvuruya yaptığı itirazın reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı davalının yeniden inceleme taleplerinin bu kez Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2022-M-2605 sayılı kararı ile kısmen kabul edilerek müvekkili başvurunun kısmen reddedildiğini,
oysa taraf markaları arasında benzerlik olmadığını bu nedenle iltibas ihtimalinden söz edilemeyeceğini, müvekkili markasının kısmen reddi kararının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek 2022-M-2605 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının kullanmış olduğu "moda" ibaresinin müvekkilinin "moda" ibareli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin yüksek itibarından ve güveninden faydalanmak için dava konusu marka başvurusunu yaptığını, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamından çıkartılan malların birebir aynı ya da benzer olduğu; dava konusu markanın üstünde yer alan "antat" ibaresinin "moda" ibaresine göre belirgin şekilde küçük konumlandırıldığı, hatta okunmayacak derecede küçük olduğundan markanın esaslı unsurunun "moda" ibaresi olduğu; davalının mesnet markasından "evliya" ibaresinin çatı markası olduğu,
çatı markaların bütün içerisindeki konumları veya nitelikleri dikkate alındığında arka planda kalıp benzerlik değerlendirmesinde ikincil önem taşıdıkları, bu kapsamda taraf markaların esaslı unsurunun "moda" olduğu ve dava konusu markanın sahip olduğu genel mizanpaj ve oluşturulmuş sistematiği itibariyle, tüketiciler nezdinde iltibas yaratabilecek unsurlar taşıdığı,
oluşan bu nihai algıda davalı yan markasının çok uzun yıllar boyunca faaliyet göstermesinden kaynaklı tüketiciler nezdinde sahip olduğu yerleşik algının mevcudiyetinin de etkili olacağı, bu markanın davalı yanın çok uzun yıllara sari toplum nezdindeki yarattığı imajdan kaynaklı olarak davalı yana ait olduğu yönünde algı yaratmasının mümkün olacağı, bu anlamda dava konusu markanın, tüketiciler nezdinde iktisadi-idari anlamda davalı markası ile bağlantılı marka olarak algılanma ihtimalinin mevcut olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davalının redde mesnet markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira her iki taraf markasının esas unsurunun "moda" ibaresi olduğu, taraf markaları arasında mesnet markanın kullanımının ispatlandığı mallar dikkate alındığında, çekişmeli mallar yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4195, K. 2026/1042, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama