KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4192 E., 2026/1104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/971 Esas, 2025/1091 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/247 E., 2023/109 K.
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin, ...ay” ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddedildiğini, oysa dava konusu konu marka ile itirazlarına mesnet markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markası tanınmış olduğundan, somut olay bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmündeki koşulların da bulunduğunu,
dava konusu başvurunun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek YİDK’in 2022-M-199 sayılı kararının iptaline, başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların markaları arasında emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/1hükmü şartlarının gerçekleşmediği, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının oluşmadığı, kötüniyet iddiasının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre ...ay" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira başvuruda ..." ibaresinin öne çıkarılmayıp bir bütün olarak ...ay" ibaresine yer verildiği ve markaları hecelerine bölerek karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu başvuruda, davacı markalarından farklı bir algı yaratıldığı gibi dava konusu başvurunun tertip tarzının da davacının markalarından oldukça farklı olduğu,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/6867-2024/7744 E/K sayılı ilamında ......", 2023/5199-2024/7034 E/K sayılı ilamında da ...Bİ" ibaresinin davacının ..." asıl unsurlu markalarıyla benzer olmadığının kabul edildiği, taraf marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının da tescil engeli oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4192, K. 2026/1104, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama