KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4323 E., 2026/1045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ...Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1663 Esas, 2025/606 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ...12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/326 E., 2022/452 K.
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı asıl borçlu...Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 06.04.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı ...'ın bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ...3. Noterliğinin 07.11.2019 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, ödenmeyen borca ilişkin ...4.
İcra Müdürlüğünün 2020/4971 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek davalı kefilin vaki itirazının 528.000,00 TL kefalet limitiyle, hesap kat ihtarı sonrası işleyen faiz ve giderler toplamı ile sınırlı olmak üzere 654.126,00 TL açısından iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak kredi ve kefalet sözleşmesinin yasalara aykırı olduğunu, azami sorumluluk miktarı, kefalet tarihi, el yazısı, eş rızası gibi yasal şartları taşımadığını, sorumluluğunun sözleşmede belirtilen üst sınırlandırıldığını, faiz oranının fahiş olduğunu, davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirketin vergi borcu olmasına rağmen kredi kullandırıp hukuka aykırı işlem yaptığını, bu nedenle kredi sözleşmesinin usulsüz olduğunu, davacının yaptığı takipte kısmi sorumlu olduğuna dair bir beyanı bulunmadığını, itirazlar baki kalmak kaydıyla, davacı bankanın da bilgisi ve isteği doğrultusunda ödeme yaptığını,
dekontun açıklama kısmında da açıkça kefalet ödemesi olduğunun belirtildiğini, ancak davacının bahse konu ödemeyi mahsup etmediğini, kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, dava dışı asıl borçlu şirkete 12.04.2017 tarihinde 1.000.000,00 TL ve 07.01.2019 tarihinde 90.000,00 TL tutarlı birden fazla taksitli ticari kredi kullandırıldığı, ticari kredilerden kaynaklı borçların ödenmemesi üzerine, davacının, kredi hesaplarını kat ederek ihtarname keşide ettiği, ödeme yapılmayınca da takip başlattığı, davalı kefilin kat tarihindeki borç miktarından ve kendi kefaletinden kaynaklı faiz borcundan sorumlu olduğu,
davalının ancak kefalet limiti ile ve bu limite ilaveten temerrüdün oluştuğu 13.11.2019 tarihinden itibaren işletilecek faiz ve faizin gider vergisinden sorumlu tutulabileceği, davacı bankanın kat tarihi itibarıyla ticari krediler için fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı %19.50 üzerinden temerrüt faizi talep isteyebileceği, davalının, "kefalet ödemesi" açıklaması ile 08.05.2020 tarihinde gönderdiği 420.000,00 TL'nin kefalet borcuna karşılık ödendiği,
bu tutardan öncelikle faiz ve ferilerden, kalan kısmın ise anaparadan mahsup edilmek suretiyle bakiyesinin davalıdan takip tarihi itibarıyla talep edilebileceği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ...4.
İcra Müdürlüğünün 2020/9471 E. sayılı dosyasında, davalının, asıl alacağın 149.781,73 TL'sine, işlemiş faizin 12.426,68 TL'sine ve BSMV'nin 621,38 TL'sine olmak üzere toplam 162.829,79 TL'ye yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak kalemine takip tarihinden itibaren %19,50 faiz uygulanmasına, takibin bu şekilde devamına, fazla istemin reddine, kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen 32.565,96 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı asıl borçlu şirket...Ltd.
Şti. arasında 06.04.2018 tarihinde 1.250.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının mevcut olduğu, kefalet sözleşmesi, kefalet tarihi, kefalet tutarı ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının kefilin el yazı ile yazılarak akdedildiği, kefalet limitinin 528,000,00 TL olarak beyan ve kabul edildiği, davalının dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olduğu ve eş onayının gerekmediği, davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu ve davalı kefile ...1.
Noterliği marifetiyle gönderilen 08.11.2019 tarihli ihtarname ile toplam 1.443.936,75 TL nakit alacağın ödenerek gayrinakit alacağın depo edilmesi için muhataplara 3 gün süre verildiği, tebliğ şerhine göre ihtarnamenin davalıya 09.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının temerrüt tarihinin 13.11.2019 olarak belirlendiği, davacı bankanın, söz konusu 08.05.2020 tarihli kefil tarafından yapılan ödemenin, ipotek borcuna mahsuben yapıldığını ileri sürdüğü,
...Tapu Müdürlüğü ile davacı bankaya müzekkereler yazılarak ...ili ...ilçesinde bulunan 4 41... parsel 72... sahifede ... adına kayıtlı taşınmazın ipotek akit tablosunun ve bu taşınmaz yönünden davalı ...'a ait ipoteğin fekkine ilişkin davalı ... tarafından verildiği bildirilen ipoteğin fekkine yönelik talep dilekçelerinin bir örneğinin gönderilmesinin istenildiği, müzekkerelere verilen 27.03.2025 tarihli banka yazı cevabı kapsamından; davalı kefil ... tarafından, davacı bankaya verilmiş ipoteğin fekki talepli bir dilekçe bulunmadığının bildirildiği,
davalı kefil tarafından, sözü edilen 08.05.2020 tarihli, "kefalet ödemesi" açıklamalı, 420.000,00 TL bedelli havale dekontu ile yapılan banka ödemesi sonrası davacı banka tarafından, davalı kefilin herhangi bir yazılı talebi olmaksızın 12.05.2020 tarihli ipoteğin fekki yazısının ...Tapu Müdürlüğüne gönderildiği, bu yazı üzerine davalı kefile ait yukarıda ada parsel numarası bildirilen taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkedildiği, taşınmazın tedavüllü tapu kaydından ise, 08.05.2020 tarihi itibariyle davalı kefil ... tarafından, dava dışı İlhan Ertürk isimli kişiye, ... yevmiye numaralı satış işlemiyle devredildiği,
taşınmaz üzerinde herhangi bir takyidat bulunmadığı, davalı ... tarafından, "kefalet ödemesi" açıklaması ile 08.05.2020 tarihinde banka havalesi yoluyla gönderilen 420.000,00 TL tutarlı ödemenin, kefalet borcuna karşılık yapılan ödeme olduğu tespit edildiğinden Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından genel kredi sözleşmesine dayalı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4323, K. 2026/1045, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama