KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4443 E., 2026/1152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/501 Esas, 2025/833 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/64 E., 2022/420 K.
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
2004 yılından beri "..." ibareli markanın sahibi olan müvekkilinin, davalı ...'in 2020/88234 başvuru numaralı "...'..." ibareli markanın 41. sınıfta tescili isteğine yönelik itirazınınYeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalının markasının müvekkiline ait markayı aynen içermekte olup markada yer alan "..." ibaresinin ayırt edici niteliği bulunmadığını, davalının markasının tescilini istediği 41. sınıftaki hizmetlerin müvekkilinin markasının tescilli olduğu sınıftaki mal ve hizmetlerle ilişkili olduğunu,
dolayısı ile markalar arasında işaret benzerliği ile mal ve hizmet birliği şartı gerçekleştiğinden ortalama tüketici düzeyinde markaların karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilin markasının tanınmış marka niteliğinde olup markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi ve davalının haksız yarar sağlamasının söz konusu olacağını ve davalının “...” markasının vurgu ve esas unsurunu birebir aynı olacak şekilde tescil başvurusunda bulunmasının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline,
tescili halinde 2020/88234 sayılı “...'...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalının YİDK aşamasında kullanım ispatını ileri sürdüğünü, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin açılan davayı kabul ettiğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 312/2 hükmü gereğince müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının “...” ile başlayan ve bu ibare dışında markasal hüviyette ayırt edici ibareler/unsurlar ihtiva et...en özellikteki kelime öbeklerinden oluşturulmuş olmasının markaları görsel açıdan benzer kılmakla birlikte Farsça kökenli “...” ibaresi “şarap” anlamına geldiğinden, ibarenin davacının markalarının tescilli olduğu 33. sınıfa giren alkollü içecekler açısından, markasal hüviyette somut ayırt ediciliğinin düşük olduğu,
ancak “tanınmış marka” statüsündeki “...” markasının, alkollü içecekler sektöründe uzun yıllara sarih ve Türkiye genelinde yaygın kullanım neticesinde bilinir hale gelerek belirli bir ayırt edicilik kazanmış olduğu, taraf markalarında ortak olan, kelime öbeklerinin başlangıç kısmında yer alan ve aynı biçimde okunan “...” ibaresinin kulakta bıraktığı “tını” itibariyle markaları işitsel açıdan bir derecede yakınlaştırdığı, "..." markası alkollü içeceklerde markasal hüviyette ve ciddi bir şekilde kullanılmasına rağmen uyuşmazlık konusu olan 41. sınıftaki hizmetlerde kullanıldığına dair marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunulmadığı,
dolayısıyla davacının 2004/31198 sayılı markasının, “alkollü içecekler” dışında kalan ve 41. sınıfa giren hizmetler açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı, ancak somut davada kullanmama def’i ileri sürülmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi yönünden bu markanın korunacağı, dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen tüm hizmetler açısından bu marka özelinde emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiği,
davacının itiraza mesnet diğer markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetler ile dava konusu markanın kapsamına alınmak istenilen 41. sınıftaki hizmetlerin benzer/türdeş olduklarının söylene...eceği, bu itibarla taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzerlik olmasına rağmen, davalının TÜRKPATENT nezdinde ileri sürdüğü kullanmama def’i göz önüne alındığında, YİDK kararının iptali talepli dava açısından, karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı,
hükümsüzlük talepli davada bu def’i ileri sürülmemiş olduğundan davacının 2004/31198 sayılı markası kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler hizmetler yönünden, markalar arasında iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, SMK'nın 6/5 ve 6/6 hükümlerinin koşullarının gerçekleşmediği ve dava konusu edilen marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığının ispat olunamadığı gerekçeleriyle YİDK kararının iptali isteğinin reddine ve marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hususunda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, YİDK kararının iptali talebi yönünden davalı ...'in davayı kabul beyanının bir bağlayıcılığının olmadığı, dava konusu marka başvurusunun gerek davanın açıldığı tarihte gerekse de yargılama aşamasında tescilinin sağlanmadığı, dolayısı ile davalı ...'in davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edile...eceği, HMK'nın 331/son hükmü uyarınca hükümsüzlük talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4443, K. 2026/1152, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama