KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/462 E., 2025/5462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1712 Esas, 2024/1466 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2017/420 E., 2022/484 K.
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...
Spor Kulübü'nün 1966 yılında kurulduğunu, tanınmış ve Türkiye'de herkesçe bilinen bir futbol takımı olduğunu, “...” markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2006/319 17... /16612 tescil numaraları ile tüm sektörlerde davacı dernek adına tescilli olduğunu, www...com.tr ibareli internet sayfasının davacının resmi sayfası olduğunu, davalının “antalyasporum.com” ve www.antalyasporum.com ... ve alt ... adı ile ulaşılabilen internet sayfasında “...” ve “... haber merkezi” markasını kullandığını, davalının davacının markasını internet sayfasındaki facebook, instagram ve twitter programlarında hesap adı olarak kullandığını,
davalının haksız eylemleri sebebiyle bu sayfaların davacının olduğunun zannedildiğini, markalar arasında tüketici tarafından ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, davalının davacının markası üzerinden ticari kazanç sağladığını ve haksız rekabet yaptığımı ileri sürerek davalının markaya tecavüz fiillerinin tespiti ve durdurulmasını, 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı derneğin sorumlularının davalıyı uzun yıllardır tanıdıklarını, marka hakkına tecavüz oluşması için ticari etki yaratılacak şekilde haksız olarak alan adının kullanılması gerektiğini, davacının dilekçesinde ticari etkiden bahsetmediğini, davalının takıma destek vermeyi ilke edindiğini, siteden hiçbir satış yapmadığını, haber alma ve verme hakkının anayasal hak olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu isimleri kendisine ait haber sitesinde 2002 yılından beri kullandığı, davacı dernek ile davalının ... Klübü ile ilgili faaliyet gösterdikleri, davacı tarafın davalının aynı sektördeki faaliyetlerini bilmesi gerektiği, davalının yayın faaliyetine başladığı 2002 yılından davanın açıldığı 2017 yılına kadar tam 15 yıldır ... Haber Merkezi adı altında faaliyetlerini sürdürmesine ses çıkartılmayarak davalıda hakkın kullanılmayacağı yönünde güven oluşturulması nedeniyle, sonradan dava açılmasının çelişkili davranış yasağı teşkil ettiği, sessiz kalınmak suretiyle dava açma hakkının yitirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/462, K. 2025/5462, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama