KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/462 E., 2025/7205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2888 E., 2024/2879 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bahçe Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/97 E., 2021/251 K.
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat yönünden; davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, maddî ve manevî tazminat miktarları ile faiz başlangıç tarihi, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, iştirak ve yoksulluk nafakası miktarları, maddî ve manevî tazminat miktarları ile faize karar verilmemesi, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden istinaf edildiği,
Bölge Adliye Mahkemesince davalı kadının iştirak ve yoksulluk nafakası miktarları, maddî ve manevî tazminat miktarları ile faize karar verilmemesi yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, davalı kadının sair istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası istinaf edilmeyerek onun yönünden kesinleşmiştir.
Bu nedenle davacı erkek vekilinin kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı erkek vekilinin sair, davalı kadın vekilinin tüm yönlerden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/462, K. 2025/7205, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama