KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/635 E., 2025/5469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1246 Esas, 2024/1543 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/314 E., 2022/141 K.
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 2020/12731 sayılı "... por" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı şirketin "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, diğer davalı Kurum tarafından kabul edilerek başvurusunun reddine karar verildiğini, 1983 yılında kurulan ...
A.Ş. unvanlı şirketin, "..." markası altında yara bantları, elastik bandaj ve flaster ürettiğini, 2016 yılında bu şirket tarafından "..." markalarının davacıya devredildiğini, devir sonrasında da bu markaların kullanımına kesintisiz biçimde devam edildiğini, dolayısıyla başvuru üzerinde müktesep hakkının olduğunu, kaldı ki müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında fonetik, görsel, kavramsal ve bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle bir benzerlik bulunmadığını,
müvekkili başvurusunun özgün ve ayırt edici olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-6419 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markaları ile dava konusu başvuru arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu başvurunun 05. sınıftaki malları kapsadığı, davalı şirketin redde mesnet markalarının da 05. sınıf mallarda tescilli olduğu, emtia benzerliğine ilişkin şartın gerçekleştiği, dava konusu "... por" ibareli başvuru ile redde mesnet 2019/19694 sayılı "...", 2018/49492 sayılı "...", 2018/40446 sayılı "... ..." ve 2016/62017 sayılı "... ..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, taraf markalarının asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu ve bu durumun markaların karıştırılmasına yol açacağı, davacının, marka başvuru dosyasına sunduğu deliller ile davacı adına tescilli önceki tarihli "..." ibareli markaların, ilgili piyasada ciddi bir biçimde kullanıldığının ispat edilemediği, davacının başvuru üzerinde müktesep hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/635, K. 2025/5469, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama