KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/715 E., 2025/4764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/2405 Esas, 2024/1797 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... arasında 10.11.1998 tarihli tüketici kredisi sözleşmesi ve 09.11.1998 tarihli kredili mevduat sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların dava konusu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderilerek kredi borcunun faiz ve fer'ileriyle birlikte ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek kredili mevduat sözleşmesi nedeniyle 45.263,70 TL alacağın ve tüketici kredisi nedeniyle 42.069,25 TL alacağın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile anaparaya dava tarihinden itibaren uygulanacak faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı ... ile davalı ...'a şerhli tebligat çıkarıldığı, davalı ...'ın duruşmada imzayı kabul ettiği, diğer davalı ...'ın ise tebligata rağmen duruşmaya gelmediği, ihtar uyarınca isticvap konusu hususları ikrar etmiş sayıldığının kabul edildiği, davalı ...'ın asıl borçlu, diğer davalıların müşterek müteselsil kefil sıfatıyla asıl alacaktan sorumlu oldukları, ... ve ...'ın kefalet limitinin 2,500,00 TL olduğu,
bu miktar ile sınırlı olmak kaydı ile sorumlu oldukları, bilirkişi tarafından her ne kadar davalıların temerrüde düşürüldüğü 25.12.2000 ve 19.12.2000 tarihinden itibaren faiz hesaplanmış ise de, temerrüde düşme tarihinden dava açılma tarihi olan 05.10.2009 tarihine kadar yaklaşık 9 yıllık bir sürenin geçtiği, borcun çoğalmasına, alacaklının kendisinin sebep olduğu,
bu sebeple davacının faiz talebinin hakkaniyete uygun olmadığı (aynı davalılar hakkında görülen tüketici kredisine ilişkin İstanbul 3.Tüketici Mahkemesinin 2009/910 E., 2012/169 K. sayılı dosyada da aynı doğrultuda karar verildiği ve bu kararın Yargıtayın 13. Hukuk Dairesinin 2015/8401 E. 2015/17342 K. sayılı kararı ile onandığı) gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.513,73 TL'nin (... ve .. ..
2.500,00 TL asıl alacak ile sorumlu olması kaydı ile) dava tarihinden itibaren işleyecek %107,10 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredili mevduat sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle önceki kararın davacı tarafından temyiz edilmemiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/715, K. 2025/4764, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama