KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/908 E., 2025/5663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1845 Esas, 2024/2160 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2022/296 E., 2023/296 K.
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalı şirketin ürettiği malları 2019 yılından bu yana Ordu bölgesinde dağıtım ve satışını yaptığını, ticari ilişkiden kaynaklanacak borçlarına teminat teşkil etmek üzere dava dilekçesinde belirtilen teminat mektuplarını davalıya teslim ettiğini, 2019 yılından bu yana davalı ile müvekkili şirket arasındaki cari ilişkinin davalı tarafından üretilen mallar belirli bir fiyattan müvekkiline fatura edilerek müvekkiline teslim edildiğini, davalının bölge ve satış müdürleri tarafından malın ne kadar iskonto ile piyasaya satılacağı müvekkiline bildirildiğini,
davalının yetkilileri tarafından müvekkiline bildirilen satış fiyatı üzerinden üçüncü kişilere satış yapıldığını, davalı tarafından düzenlenen faturadaki mal fiyatı ile davalıların yetkilileri tarafından bildirilen iskontolu satış fiyatı arasındaki fiyat farkı kadar müvekkil tarafından iade faturası düzenlenerek davalıya iletildiğini, davalının da iade, fatura bedellerini müvekkilin cari borcundan mahsup ettiğini, müvekkilinin 2019, 2020, 20 21... yıllarında iade faturaları keserek davalıya gönderdiğini, davalının da iade fatura bedellerini defterine işleyerek müvekkilinin borcundan mahsup ettiğini,
müvekkilinin 29.12.2021 tarihinde düzenlediği 657.073,01 TL, 191.760,30 TL ve 112.858,87 TL miktarlı iade faturalarının davalı tarafından defterlerine işlendiğini, ancak bu sefer 31.12.2021 tarihinde yeni faturalar düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, müvekkili ile davalı arasındaki fiyat farkına ilişkin iade fatura probleminin çözümü için davalı şirketin yöneticileri ile görüşülmesi üzerine fiyat farkı faturalarının şimdiye kadar olduğu gibi düzenlenerek kendilerine tesliminin talep edildiğini, 30.03.2022 tarihinde 191.760,30 TL, 62.602,09 TL,
657.073,01 TL ve 250.706,85 TL miktarlı fiyat farkına dayalı iade faturası düzenlenerek 472.552,90 TL miktarlı çek ile birlikte anılan yöneticilere imza karşılığında teslim edildiğini, müvekkilinin 31.03.2022 tarihi itibarı ile davalıya borcunun bulunmadığının davalı şirket kayıtları ile de sabit olduğunu, davalı kayıtlarında müvekkilinin borcu görünmemesine ve yeni bir mal alımı yapılmamasına rağmen davalı şirketin 21.04.2022 tarihinde 191.760,30 TL, 62.602,09 TL, 657.073,01 TL ve 250.706,85 TL miktarlı yeni faturalar tanzim ederek müvekkile gönderdiğini,
müvekkilinin de 28.04.2022 tarihinde aynı miktarlı iade faturalarını düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalının müvekkile mail göndererek fiyat farklarının kabul edilmediğini, mevcut açık bakiyesi olan 1.634.695,03 TL'nin bir hafta içinde kapatılması gerektiğini, aksi takdirde yasal yollara müracaat edileceğinin bildirildiğini, teminat mektuplarının davalıda bulunması nedeniyle elinde bulunan davalıya ait tüm malları iade ettiğini, 506.983,44 TL de nakit ödeme yapmak zorunda kaldığını, düzenlenen fiyat farkına ilişkin iade faturaları,
mal iadesi ve nakit ödeme ile birlikte 23.05.2022 tarihi itibarı ile müvekkilinin 1.170.017,13 TL alacağının oluştuğunu ileri sürerek 1.170.071,13 TL alacağın 01.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı uhdesinde bulunan teminat mektuplarının müvekkile iadesine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın temelini oluşturan fiyat farkı faturası kesileceğine dair herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının sürekli olarak davalı müvekkil şirkete fiyat farkı adı altında temel fatura kestiğini, davalı şirkete olan borcunu kendi belirlediği indirimi uygulayarak kapatmak istediklerini, davacı tarafın delil yaratmak amacıyla işbirliği içerisinde olduğu kişilere veya başka birilerinden 31 Mart tarihli imza almış veya arkasından geçmiş tarihli faturaları kesip davalı şirketi borçlu göstermeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin davalı şirket ile arasında 2019 yılından itibaren devam eden ticari alım-satım ilişkisinin bulunduğu, ticari alım- satım ilişkisi kapsamında davacı tarafından davalı şirkete 4 adet teminat mektubu verildiği, dosya arasında bulunan 11.05.2022 tarihli mutabakat metninin taraflar yönünden geçerli olduğu, fiyat farkı uygulamasına ilişkin ticari teamülün bulunduğu,
iade faturalarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 hükmü gereğince 8 gün içerisinde gönderilmediğinden içeriğinin kabul edilmiş sayılması gerektiği, davacının davalı taraftan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 1.170.017,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine, davalı tarafa verilen teminat mektuplarının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafa iadesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 2019 yılında itibaren gelen ticari alım satım ilişkisi olduğunun taraf defterleri ve yazışmalardan anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkeme gerekçesi ve kararında isabetsizlik görülmediği, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak ve teminat mektuplarının iadesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/908, K. 2025/5663, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama