KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/993 E., 2025/5562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/853 Esas, 2024/1941 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/479 E., 2021/847 K.
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 16.07.2018 tarihli Sermaye Piyasası Araçları Alım Satım Aracılığı Çerveve Sözleşmesi ve ekleri ile aynı tarihli Yatırım Danışmanlığı Sözleşmesi kapsamında müvekkilinin, davalı şirkete gönderdiği 85.000,00 TL karşılığında USD satın aldığını, 10.08.2018 tarihinde USD kurunda başlayan yüksek artışa bağlı olarak teminatının 20 katı tutarında USD alım emri vermesine rağmen bu talebinin davalı şirket çalışanı tarafından "Merkez Bankasının müdahale ettiği", "alım emrinin yerine getirilemediği" "Ağustos vadeli sözleşmenin tavan olduğu",
"bu vadeden alım yapılamadığı" gibi asılsız beyanlarla long (alış) pozisyonunda olan müvekkilinin iradesini sakatlayarak portföyünde bulunan türev araçlarının satılmasını (SHORT'a dönülmesini) sağladığını, davalı şirket çalışanının beyanlarının aksine USD'nin 7,40 TL'ye kadar çıkması sonucunda davacının mahrum kaldığı kâr ile birlikte toplamda yaklaşık 110.000.000,00 TL zarara uğradığını,
müvekkilinin 10.08.2018 tarihinden önce yaptığı VİOP işlemleri nazara alındığında "yatırım alışkanlıklarının" ortaya çıkacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL alacağın davalı şirketten hükmen tahsiline, hüküm altına alınacak olan alacaklarına haksız fiil tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı yanca zarara sebep olan işlemlerin, davalı şirketin yönlendirmesiyle doğmuş olduğuna yönelik iddianın ispat edilemediği,
anlık denilebilecek kadar kısa bir süre içinde değişebilecek döviz piyasası gelişmelerine dayalı fiyat değişmeleri sebebiyle yatırım kararlarının yatırımcı tarafından değiştirilebileceği, davalı şirketin davacıyla yatırım danışmanlığı sözleşmesi bulunmakla birlikte davacı yatırımcının, davalının danışmanlığına müracaat ettiği ve davalı şirketin de "yatırım danışmanlığı' sayılabilecek tavsiyelerde bulunduğu yönünde bir tespitin de yapılamadığı,
bu itibarla davacının iradesinin davalı yanca sakatlanmış olduğunun da ayrıca ispat edilmediği ve meydana gelen zararın davacının kendi kararlarından kaynakladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında imzalanan 16.07.2018 tarihli Sermaye Piyasası Araçları Alım Satım Aracılığı Çerveve Sözleşmesi ve ekleri ile aynı tarihli Yatırım Danışmanlığı Sözleşmesi kapsamında yapılan işlemlerden dolayı oluşan kâr kaybının tespiti ile tazmini istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/993, K. 2025/5562, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama