KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/6471 E., 2016/3875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- TCK'nın 179/3-2, 62, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 2 ay hapis cezası olarak belirlenen temel cezadan TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında, 1 ay 20 gün yerine 50 gün hapis cezasına hükmolunması ve sanığın adli sicil kaydında yer alan Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/214-256 sayılı ve 07.02.2011 kesinleşme tarihli, 765 sayılı TCK'nın 456/2. Maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin ilamın daha ağır cezayı içermesi ve şartlı tahliye tarihinin 09.02.2012 olması nedeniyle tekerrüre esas alınması gerekirken, yazılı şekilde daha az cezayı içeren ilamın hükme esas alınması;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün tekerrüre ilişkin bölümündeki “Nazilli Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/4 esas, 2013/1 Karar sayılı ilamının“ ibaresinin çıkartılıp,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/6471, K. 2016/3875, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama