KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2019/1790 E., 2020/5548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava Tarihi
- 04/12/2015
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; Gerekçeli karar başlığında "koruma tedbirleri nedeni ile tazminat" yerine "5271 Sayılı CMK’nın 141-d maddesi gereğince maddi ve manevi tazminat istemi" ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, 5271 sayılı CMK'nın 141/1-d maddesinde, kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişilerin tazminat isteyebileceğinin vurgulandığı, bu kapsamda tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasına ilişkin olarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/571 esas numaralı iddianamesinin 18.11.2008 tarihinde düzenlendiği, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/188 Esas ve 2009/94 Karar numaralı dosyasında 11.06.2009 tarihinde hüküm kurulduğu,
hükmün temyiz edildiği, Yargıtay 9. Ceza Dairesince hükmün 11.03.2013 tarihinde bozulması üzerine yeniden esas alınarak Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/84 Esas 2013/159 Karar numaralı dosyasında 11.07.2013 tarihinde hüküm kurulduğu, dosya içerisinde bulunan evrakların incelenmesinde; somut olayda davacıya atfedilen suçların ciddi ve ağır olduğu,
atılı suçlara ilişkin delillerin sayısı ve niteliği, birleşen dosyaların varlığı, eylem ve sanık sayısı ile eylemlerin niteliğinden hareketle dosyanın karmaşıklık düzeyi dikkate alındığında, tutukluluk ve kovuşturma sürelerinin makul olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin davanın kabulü gerektiğine ilişkin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/1790, K. 2020/5548, 2 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama