İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/11310 K.2023/4184

Şikayetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Esas2020/11310Karar2023/4184Tarih19 Ekim 2023Okuma6 dk · 1.290 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2020/11310 E., 2023/4184 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2015/407 - 2016/338
Suç
2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm
Beraat
Tebliğname görüşü
Ret, onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.290 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Şikayetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği yönünden; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/407 Esas, 2016/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.11.2020 tarihli, 2016/282056 sayılı ve şikayetçiler vekilinin temyiz istemi yönünden ret, katılan vekilinin temyiz isteği yönünden onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Şikayetçiler vekilinin temyiz isteği; katılma taleplerinin kabul edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine,

2. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Mahkemenin Kabulü

"Müştekiler ile sanığın Çeşme ilçesi, Dalyan Üniversite mahallesi 4399 sokakta bulunan ve tapunun 7067 ada 3 ve 5 parsellerinden olan Erbil Sitesinde yaşadıkları, sanığın sitede yapılan 14.09.2014 tarihli genel kurul toplantısında yönetici olarak seçildiği, aynı genel kurul toplantısında sitenin ortak kullanım alanı üzerinde bulunan bahçedeki 25 adet çam ağacının kesilmesi yönünde oylama yapıldığı ve 14 oya 12 oy çokluğu ile ağaçların kesilmesine karar verildiği,

ertesi gün yani 15.09.2014 tarihinde sanık tarafından haklarında hazırlık aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Hamdi Çetin ve Nurullah Tepe'ye ağaçların kestirildiği, bu nedenle site sakinleri olan müştekilerin sanık hakkında şikayetçi olduğu, hazırlık aşamasında alınan tapu kaydına göre taşınmazın 3. derece doğal sit alanı kapsamında olduğunun belirlenmesi nedeniyle sanık hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan dava açıldığı, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek taşınmazın sit alanında kaldığını bilmediğini, yönetici olarak genel kurulca alınan kararı uyguladığını savunduğu,

yargılama aşamasında ağaçların kesildiği yerde keşif yapıldığı, alınan raporda 25 adet ağacın kökten kesim işlemi yapıldığının belirlendiği, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünden alınan yazıda, Dalyan mahallesi 7067 ada 3 ve 5 parsellerde bulunan taşınmazın 23.01.2013 tarihinde 3. derece doğal sit alanı şerhinin konulduğunu, ancak tescilin İzmir I No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun kararı ile 3. derece doğal sit alanı olarak 23.07.1992 tarihinde yapıldığının belirtildiği, dava konusu parsel üzerinde bulunan Erbil sitesinin 1990'lı yıllarda inşa edildiği,

bu ağaçların ekim tarihlerinin de muhtemelen sitenin inşaat tarihine yakın olduğu, ağaçların zamanında site malikleri tarafından dikildiği, genel kurul kararında kesin yönünde oy çokluğu ile karar alınması nedeni ile sanık tarafından Orman İşletme Şefliğine ağaçların kesilmesinde herhangi bir sakınca olup olmadığı yönünde yazılı bildirimde bulunulduğu, Orman İşletme Şefliğinden verilen ve dosyada bulunan yazıya göre orman idaresi bakımından ağaçların kesilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığının belirtildiği, taşınmazın 3. derece doğal sit alanında olmasına rağmen üzerindeki ağaçlarla ilgili herhangi bir koruma kararı bulunmadığı,

ağaçların 2863 sayılı yasa kapsamında değerlendirilebilmesi için niteliklerinin belirlenmesinin ve tescillenmelerinin gerektiği, sanığın ağaç kesme eyleminin taşınmazın doğal sit kararına aykırılık niteliğinde olmadığı, çünkü ağaçların taşınmazda doğal olarak yetişmiş ve taşınmaza özgü nitelikte bulunmadığı, sonradan malikler tarafından dikildiği,

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararlarında da 3. derece doğal sit alanının konut kullanımına açılabilecek alanlardan olduğunun, gerekli izinlerinin yapılaşma yapılabileceğinin hatta gerekli koşullar bulunması halinde kum, çakıl, taş, maden vb. malzemenin de alınabileceğinin belirtildiği, dolayısıyla 3. derece doğal sit alanı olan bölgede her müdahalenin 2863 sayılı yasa kapsamında yasak olmadığı,

tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın özellikle koruma ve tescil kararı bulunmayan, site maliklerince dikilmiş ağaçların kesimi yönünde genel kurulca alınmış kararı uygulayarak ağaç kesim işlemi yaptırmasının atılı suça vücut vermeyeceği, kaldı ki kastının da bu suça yönelik olmadığı, sanığın eyleminin mala zarar verme olarak değerlendirilebileceği, ancak genel kurul oylaması üzerine işlem yapıldığından hazırlık aşamasında bu suç yönünden de KYOK kararı verildiği,

genel kurul kararının kesinleşmesi beklenmeksizin yapılan icrai işlemin site malikleri arasında hukuki uyuşmazlık olarak değerlendirilebileceği kabul olunmakla, atılı suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmiştir."

2. Mülga İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 09.08.2011 tarih ve 6216 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda site yöneticisi olan sanık ... tarafından izin alınmadan 21 adet fıstık ağacının kestirildiği iddiasıyla dava açılmıştır.

3. Sanık aşamalardaki savunmalarında taşınmazın içinde bulunduğu Erbil sitesinin yöneticisi olduğunu, 14.09.2014 tarihinde yapılan oloğanüstü genel kurul toplantısında başkan seçildiğini, oylama sonunda ağaçların kesimi konusunda oyçokluğu ile karar alındığını, 15.09.2014 günü de ağaçların kendi talimatı ile işçilere kestirildiğini, taşınmazın sit alanına kaldığını bilmediğini beyan etmiştir.

4. Dosya kapsamında mevcut dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının beyan hanesinde taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğuna dair 29.05.2009 tarihli, 3. derece doğal sit alanında kaldığına dair 23.01.2013 tarihli şerhlerin bulunduğu, Mülga İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 09.08.2011 tarih ve 6216 sayılı kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edildiğine dair tutanakların dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1. Şikayetçiler Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulu'nun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında;

“dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; şikayetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.

2. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Sanığın başkanı olduğu Erbil sitesinin olağanüstü genel kurul toplantısında ağaçların kesimi konusunda oyçokluğu ile karar alınmasının ve sanık tarafından toplantıda alınan kararın yerine getirilmesinin suça konu eylemi yasal hale getirmeyeceği, orman muhafaza memurlarınca, sitenin o tarihteki başkanı olduğu anlaşılan ...'nın ismi belirtilerek düzenlenen 25.02.2014 tarihli tutanakta, taşınmazın orman sınırları dışında kalması nedeniyle ağaçların kesimi konusunda orman idaresi yönünden herhangi bir sakınca olmadığının belirtildiği,

bu itibarla ağaçların kesimi konusunda idarece verilmiş bir izin bulunduğunun kabul edilemeyeceği, taşınmaza ait tapu kaydı ve tescile ilişkin Kurul kararının mahallinde ilan edildiğine dair tutanaklar hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın, 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda yer alan fıstık ağaçlarını kestirmek suretiyle izinsiz fiziki müdahalede bulunduğunun tüm dosya kapsımından sabit olması karşısında, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine dair hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

1. Şikayetçiler Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/407 Esas, 2016/338 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçiler vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/407 Esas, 2016/338 Karar sayılı kararına sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

19.10.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/11310, K. 2023/4184, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/11310
Karar No
2023/4184
Tarih
19 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/11312 K.2023/4461
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/11315 K.2023/3944
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/11351 K.2023/4419
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/11362 K.2023/3912
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/11402 K.2023/3686
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/11405 K.2023/3915

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.