KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2020/11750 E., 2024/4680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/141 E., 2016/87 K.
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Ceza verilmesine yer olmadığı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece, sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 22/6 maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebebi; Olayda bilinçli taksir koşulları bulunmasına rağmen eksik inceleme sonucu sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin ve kan bağı olmayan ölenlere ilişkin şahsi cezasızlık halinden yararlanamayacağı dikkate alınmaksızın sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede.
Olay günü sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobili ile meskun mahal dışında, azami hız sınırının 90km olduğu, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, virajlı ve eğimli devlet karayolu üzerinde gündüz vakti sisli havada seyri esnasında kaza noktasına geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine yol kenarında bulunan tabelaya çarpması sonucu sanığın aracında yolcu olarak bulunan kayınvalidesi ...'ün, kayınbiraderi ...'ün, eşi ...'ın ve müşterek çocukları ...'ın ölümüne sebebiyet verdiği olayda, mahkemenin hükme esas aldığı kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 29/02/2016 tarihli,
Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporu doğrultusunda, asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında, katılan ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanında ölenlerin hepsinin sanıkla aynı evde yaşadıklarını belirtmesi nedeni ile, 5237 sayılı TCK'nın 22/6 maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Ölenin damadı olan sanığın, aracının hızını, görüş, yol, hava, aracın yük ve teknik özelliğine göre ayarlamayarak, tam kusuruyla ailesiyle birlikte yaşayan kayınvalidesinin, kayınbiraderinin, eşinin ve müşterek çocuklarının ölümüne sebebiyet verdiği olayda, 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin uygulanabilmesi için taksirle hareket sonucu neden olunan neticenin, münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması gerektiği, anılan maddede öngörülen koşulların oluştuğu anlaşıldığından mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/6.maddesi hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/11750, K. 2024/4680, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama