İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/6633 K.2023/4639

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği…

Esas2020/6633Karar2023/4639Tarih1 Kasım 2023Okuma7 dk · 1.319 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2020/6633 E., 2023/4639 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/209 E., 2016/2 K.
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.319 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2016 tarihli 2014/209 Esas 2016/2 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a.Taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına,

b.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereğince 3.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.10.2020 tarihli ve 2016/83022 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığa verilen temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza verildiğine, bilirkişi raporuna ve kusura itiraz edildiği, dava konusu kazanın alkol sebebiyle meydana gelmediği, sanıktaki alkol miktarının bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması için yeterli olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.06.10.2013 günü saat 19.00 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille Akören yönünden gelip Silivri yönünde seyri sırasında olay yeri kavşağa girdiğinde aracının ön kısımları ile, solundaki tali yol tarafından gelip kavşağa giren diğer sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarının kavşak içinde çarpışması sonucu ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...' in öldüğü ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir.

2. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, olay yerinde yolun iki yönlü olduğu, dörtlü kavşakta trafik sinyalizasyonun olmadığı, tali yol tarafından gelişte "DUR" levhası, anayol tarafından kavşak yaklaşımında 30 KM hız tahdit ve kavşak ikaz levhalarının bulunduğu, yol yüzeyi kuru ve fren izinin tespit edilemediği, sanığın kaza sonrası alınan kan raporuna göre 0,87 promil alkollü olduğunun tespit edildiği görülmüştür.

3.Kaza tespit tutanağına göre, tali yoldan gelen sanığın kavşakta durarak ilk geçiş hakkını anayoldan gelen araca vermesi gerekirken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57 nci maddesine aykırı davranarak asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.

4. Mahkemece keşif üzerine trafik bilirkişisinden alınan rapora göre, sanığın 2918 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca levhalara uymayarak, aynı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamak ve ilk geçiş hakkını vermeyerek asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.

5.Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 26.05.2015 tarihli raporuna göre, sanık sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında, kavşağa giriş yönündeki "DUR" levhasına rağmen, ilk geçiş hakkını anayol üzerinden gelmekte olan diğer sanık idaresindeki araca vermeden kavşağa girerek kavşaklarda ilk geçiş hakkı kural ihlali ile neden olduğu olayda asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.

6. Yapılan otopsi raporuna göre ...'in ölümünün genel beden travmasına bağlı pelvis ve kot kırıkları ile birlikte yaygın akciğer doku hasarı ve bunlara bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu tespit edilmiştir.

7. Meydana gelen kaza neticesinde katılan ...'in hayati tehlike geçirecek şekilde ve orta derecede kemik kırığı şeklinde nitelikli yaralandığı, katılanlar ..., ..., ... 'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı ve sanık ...'ten şikayetçi oldukları anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.Dosyada mevcut bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumundan alınan raporunda sanıkların kusur durumlarına ilişkin kanaatin aynı olduğu, raporların birbirleriyle, oluş ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, denetime elverişli, yasal dayanağa haiz ve yeterli olduğu, mahkemece kurulan hükümde salt sanık beyanlarına dayanılmadığı, dosyadaki bilgi ve belgelerden mahkemenin uygulamasının isabetli olduğu anlaşılarak, sanık müdafiinin bilirkişi raporu ve kusura ilişkin temyiz istemi yerinde görülmeyerek, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak bir kişinin nitelikli şekilde, şikayetçi olan üç kişinin basit tıbbı müdahale ile giderilecek şekilde yaralanmasına, bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirim uygulanma gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren yürürlüğe giren, 6487 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır." şeklindeki 48 inci maddesinin altıncı fıkrasına uyarınca, 1.00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası ... kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda;

trafik ekiplerince yapılan kontrolde, sanığın 0,87 promil alkollü olarak ... kullandığının tespit edildiği somut olayda, sanık hakkında alkol kullanılmış olması bilinçli taksirle bu suçun oluşması için yeterli olmamakla, kazanın tek başına alkolün etkisiyle meydana gelmediği ve bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmak suretiyle fazla ceza tayininde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmekle sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü hukuka aykırı bulunmuş ve bozma sebebi sayılmıştır.

4. 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sürücü belgesinin asgari hadden çok fazla uzaklaşmak suretiyle 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilerek bozma sebebi sayılmıştır.

5. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda her iki suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, TCK'nın "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyecek olan kişinin ... kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, dairemizin yerleşik uygulamasına göre;

tehlikeli eylemin zarara yol açması ve her iki suçun birlikte işlenmesi halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi,

şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği, somut olayda sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı gözetildiğinde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ''hüküm verilmesine yer olmadığına'' kararı verilmesi yerine bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı olup, Tebliğnamedeki bozma yönündeki görüşe iştirak edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

6. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (3) (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2016 tarihli 2014/209 Esas 2016/2 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/6633, K. 2023/4639, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6633
Karar No
2023/4639
Tarih
1 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/6636 K.2023/9940
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/6637 K.2023/10001
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/6638 K.2023/10046
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/6639 K.2023/9429
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/6640 K.2023/9926
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/6640 K.2023/9897

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.