Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/3378 E. , 2023/4764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/306 E., 2021/711 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi k
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/3378 E. , 2023/4764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/306 E., 2021/711 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 25.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; suç örgütüne üye olmak ve ihaleye fesat karıştırmak suçundan ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini, verilen beraat kararının kesinleştiğini, bu suçtan ötürü tutuklu kaldığını, bu süre içinde maddi ve manevi zarara uğradığını, haksız tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL maddi, 1.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 30.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. 3. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2018/73 Esas, 2020/249 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/306 Esas, 2021/711 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.05.2022 tarihli, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri 1.Koşulları oluşmadığı halde arama ve el koyma kararı verildiğine, 2.Adli kontrol tedbirinde geçen sürenin maddi ve manevi tazminat miktarında dikkate alınması gerektiğine, 3.Yargılamanın makul sürede yapılmadığına, 4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir. B. Davalı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davanın reddi gerektiğine, 2.Hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğuna, 3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, 4.Hükmedilen vekâlet ücretinin fazla olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Davacının suç örgütüne üye olmak ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından CMK 250. madde ile yetkili ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/1 soruşturma numaralı dosyası kapsamında yürütülen soruşturmada 02/05/2011 tarihinde gözaltına alındığı, 06/05/2011 tarihinde gözaltından salıverildiği, 22/11/2011 tarihinde tutuklandığı, 06/07/2012 tarihinde tahliye edildiği, ... 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27/02/2017 tarih, 2014/100 esas, 2017/22 karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, beraat kararının 12/10/2017 tarihinde kesinleştiği ve haksız tutuklama nedeniyle tazminat davasının 25/01/2018 tarihinde yasal süresinde açıldığı, UYAP kayıtlarının tetkikinde davacı tarafından aynı nitelikte başkaca bir dava açılmadığının tespit edildiği, davacının tutuklulukta kaldığı sürelerin başka bir cezasından mahsup edilmemiş olduğu tespit edilmiştir. Davacının maddi zararının tespiti açısından dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi...tarafından düzenlenen 20/07/2020 tarihli raporun dosyaya ibraz edildiği belirtilmiştir. Davacının...İnsan Kaynakları, Temizlik, Bakım ve Organizasyon, Enerji, Yayıncılık, Reklam, Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin genel müdürü olarak görev yapmakta iken tutuklandığı ve bu karar nedeniyle görevinden ayrıldığı, yapılan incelemede davacının 22/11/2011-06/07/2012 tarihleri arasında kurum tarafından ödenmeyen toplam tutarın 70.362,87 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı her ne kadar 500.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; mahkemece aldırılan ve denetime elverişli olduğu değerlendirilip hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre hesaplanan toplam 70.362,87 TL maddi tazminatın davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı haksız tutuklu kaldığı döneme ilişkin 1.000.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de davacının manevi tazminat talebi bakımından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde davacının üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti itibariyle bireyler nezdinde meydana getirdiği etki, özellikle sosyal çevrelerde atılı suçun algılanma şekli, davacının sosyal ve ekonomik durumu ve bu kapsamda tutuklulukta geçirdiği sürenin davacının kişiliğinde manevi zarara sebebiyet vereceği açık olup manevi tazminata hükmedilmesinin yasal koşulları oluşmakla beraber, belirlenecek tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına uygun ve aynı zamanda sebepsiz zenginleşmeye de neden olmaması gerektiği hususu birarada değerlendirildiğinde, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: ''... davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçların niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, haksız gözaltı ve tutuklamanın başlangıç tarihinden itibaren faize hükmedilmesinden dolayı tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ile benzeri hususlar da gözetilerek, zenginleşme sonucunu doğurmayacak biçimde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği halde davacı yararına bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması, 5271 Sayılı Kanunun 280/1-d ve 303/1-f maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte eksiklikler olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm fıkrasının iki nolu bendinde yazılı manevi tazminat miktarı olan "75.000 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "40.000-TL" ibaresinin eklenmesi sureti ile DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,'' karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2017/22 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından 02.05.2011-06.05.2011 tarihleri arasında 4 gün gözaltında, 22.11.2011-06.07.2012 tarihleri arasında 227 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 27.02.2017 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.10.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; A.1. Koşulları oluşmadığı halde arama ve el koyma kararı verildiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; CMK'nın 141-j maddesinde; "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." düzenlenmesi bulunmaktadır. Davacının tazminat sebebinin koşulları oluşmadığı halde el koymaya ilişkin olduğu, dava dosyası içerisinde yer almayan tazminata konu arama ve el koyma işlemlerinin denetime elverişli olacak şekilde aslının ya da onaylı örneğin dosya içerisine alınarak CMK'nın 141/1-j maddesindeki "koşulları oluşmadığı halde elkonulan" hususunun karar yerinde tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. A.2.Adli kontrol tedbirinde geçen sürenin maddi ve manevi tazminat miktarında dikkate alınması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek haller 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tahdidi olarak sayılmış olup adli kontrolün bunlar arasında sayılmadığı, ayrıca davacı hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suç isnadı ile uygulanan adli kontrolün atılı suçla orantılı olup olmadığı ve ölçülülük ilkesini ihlal edip etmediği hususunun karar yerinde tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. A.3.Yargılamanın makul sürede yapılmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının tazminata esas ceza dosyasında kendisi dahil 131 sanıkla beraber 04.01.2012 tarihinde düzenlenen iddianame ile yargılandığı, hükmün 27.02.2017 tarihinde verildiği ve 12.10.2017 tarihinde kesinleştiği, davacıya atfedilen suçların ciddi ve ağır olduğu, atılı suçlara ilişkin delillerin sayısı ve niteliği, eylem ve sanık sayısı ile eylemlerin niteliğinden hareketle dosyanın karmaşıklık düzeyi de dikkate alındığında yargılamanın makul sürede tamamlandığı ve davacının yargılama süresi boyunca da tutuklu kalmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yargılamanın uzun sürdüğüne ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. A.4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunduğundan davacının yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir. B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; B.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; ... e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, ... Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. ... Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.2.Hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının tutuklanmadan önce çalıştığı iş yerinden tutuklanması nedeniyle ayrıldığı gözetildiğinde, davacı lehine son maaşı üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B.3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Gerekçe bölümünün (A.4.) paragrafında açıklandığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması bozmayı gerektirmiştir. B.4.Hükmedilen vekâlet ücretinin fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen vekâlet ücreti miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A.1., A.2.,B.3.) paragraflarında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/306 Esas, 2021/711 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.